KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Polİtİk Analİz
  • Araştırmalar
  • Makaleler
  • Tüm Bölümler
    • Dizi Yazı
    • Kadın
    • Özgürlük Perspektifleri
    • Editörden
    • MİT Gerçekleri
    • Röportajlar
    • Dış Basından
    • Serbest Yazılar
KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster

Suriye’de Geçiş Dönemi Krizi Derinleşiyor

Suriye, ağır ekonomik kriz, güvenlik kaosu ve eleştiri yapanları ihanetle suçlayarak susturma politikasıyla çöküşün eşiğinde; uluslararası yaptırımların kaldırılması ve milyarlarca dolarlık desteğe rağmen halkın yaşam şartları giderek kötüleşiyor.

19 April 2026
Kategori: Politik Analiz
272 3
1.5k
GÖRÜNTÜLEME
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın

İçinde bulunduğumuz sürece, Geçici Şam hükümetinin ekonomi politikalarına karşı protestoların önemli ölçüde artması, yaşam ve çalışma koşullarının kötüleşmesiyle damgasını vurdu.

Suriye’de yaşam ve ekonomik koşullara yönelik halk eleştirileri ve memnuniyetsizliği sert bir şekilde yükseliyor. Bu durum, elektrik, yakıt, gaz, ekmek ve temel gıda maddeleri dahil olmak üzere fiyatların büyük ölçüde artmasıyla birlikte devam ediyor. Aynı zamanda birçok bölgede güvenlik durumunun kötüleştiği yönünde derin kaygılar var. Halk öfkesinin yayılmasıyla birlikte, yetkililerin bu kriz ortamıyla nasıl başa çıktığına dair tartışma da büyüyor; zira şimdiye kadar yapılan tüm sivil protestolar kanlı bir şekilde bastırılmaya çalışıldı.

HIZLANAN YAŞAM KRİZİ VE ŞOK EDİCİ FİYAT ARTIŞLARI

Yerel tanıklıklar ve saha takiplerine göre Suriye’deki ekonomik kriz, her zamankinden daha şiddetli bir aşamaya girmiş gibi görünüyor. Elektrik fiyatları, gelire kıyasla “hayal edilemez derecede yüksek” olarak tanımlanıyor. Enerji faturası, çoğu ailenin gücünü aşan bir yük haline gelmiş durumda.

Elektrik fiyatlarındaki artış, ülkenin modern tarihindeki en büyük artış oldu. Tarifeler ortalama 10.000-50.000 Suriye lirasından (yaklaşık 0,85-4 dolar) 600.000 ila 2 milyon liraya (50-169 dolar) kadar yükseldi. Bazı ailelerin faturaları ise 5-6 milyon liraya (423-508 dolar) kadar ulaştı.

Sorun sadece elektrikle sınırlı değil. Vatandaşlar, yakıt ve ev gazı fiyatlarındaki büyük artışa işaret ediyor. Bu artış, günlük hayattan ulaşıma, ısınmaya ve üretime kadar doğrudan yansıyor. Pahalılık dalgası ekmeği ve temel gıda maddelerini de vurdu; en basit ihtiyaçlar bile her gün yorucu bir meydan okumaya dönüştü.

Bu gerçek karşısında birçok kişi, gelir ile fiyatlar arasındaki uçurumun artık onarılamaz hale geldiğini düşünüyor. Bu da geniş kesimleri daha derin yoksulluk ve yaşam çaresizliği seviyelerine itiyor. Nüfusun %90’ından fazlası yoksulluk sınırının altında yaşarken, yaklaşık 17 milyon insan hayatta kalmak için acil yardıma ihtiyaç duyuyor ve dokuz milyondan fazla insan da ciddi gıda güvensizliğiyle karşı karşıya.

GÜVENLİK KAOSU VE ARTAN İSTİKRARSIZLIK

Ekonomik çöküşle paralel olarak, HTŞ ve Türk devletine bağlı çetelerin kontrolündeki bölgelerde güvenlik kaosu derinleşiyor. Hırsızlık ve talan suçları sıklaşıyor; birçok durumda geçici Şam hükümetine bağlı güvenlik güçlerinin müdahalesinin zayıf olduğu belirtiliyor.

Bu durum, vatandaşlara ve gözlemcilere göre genel bir endişe ve istikrarsızlık yaratmış, günlük yaşamı daha karmaşık hale getirmiş. Hem sosyal hem de yaşam güvenliği konusunda güvence hissi tümüyle kaybolmuş.

İHANET SÖYLEMİ VE BASKI BERABERİNDE RİSKLER GETİRİYOR

Suriye’de en tartışmalı konulardan biri, yaşam, ekonomik veya güvenlik koşullarını eleştiren her sese karşı takınılan tutum. Edindiğimiz bilgilere göre, fiyat artışlarından, hizmetlerin bozulmasından veya güvenlik kaosundan bahseden herkes anında “eski rejimin kalıntıları” veya “fitne çıkaran” olarak etiketleniyor. Diğer yandan ise eski rejim kalıntıları “Baas rejimi” ve İran rejimi ile bağlantılı olan tüm zenginler yüklü rüşvetler ile geçici Şam hükümetinin çatısı altında faaliyetler yürütmeye devam ediyor.

Fakat günlük gerçeği tarif etmek bile siyasi bir suç haline gelmiş durumda. Bu, teorik eleştirinin ötesine geçerek gerçek hayati risklere dönüşüyor. Birçok kişi hapis tehdidi, yasal takip veya sürekli kişisel güvenlik korkusuyla karşı karşıya kalıyor. Bu uygulamalar, kamuoyunu korkutma ve muhalif her sesi susturma aracı olarak kullanılmakta. Günlük krizlerden bahsetmek bile tehlikeli hale geliyor.

Bu yaklaşımın krizleri çözmek veya çözüm aramak yerine, muhalif sesleri susturmayı ve kamuoyunu eleştirmenlere karşı kışkırtmayı amaçlamaktadır. Bu, ifade özgürlüğünü daha da daraltan bir güvenlik boyutu ekliyor ve eleştirmenlerin kişisel hayatını tehlikeye atıyor.

Diğer yandan geçici Şam hükümetine bağlı yetkililer bu söylemin amacının istikrarı korumak ve gerilimi artırabilecek veya toplumsal barışı tehdit edebilecek herhangi bir söylemi önlemek olduğunu iddia ediyor. Fakat sahadaki gerçeklik, yaşam koşullarını eleştiren muhalif veya sivil toplum ve yerel basın seslerini kısıtlamak için bir örtü haline geldiğini gösteriyor.

Colani geçiş dönemi liderliğini üstlendiği süreçte, halkın istemlerine cevap olacağını iddia ederken en ufak eleştirel sesi büyük bir baskı ve tehditle bastırma yoluna gidiyor. Bu kişiler yasal ve kişisel risklerle karşı karşıya kalmaya devam ediyor.

YAPTIRIMLAR KALDIRILDI, MİLYARLARCA DOLAR GELDİ AMA KRİZ DERİNLEŞİYOR

Paralel bir bağlamda, eski rejimin düşüşü ve yeni yönetimin iktidara gelmesinden sonra Suriye’de yasal cezalar konusunda büyük değişiklikler yaşandı. Kapsamlı yaptırımların çoğu kaldırıldı, ancak belirli kısıtlamalar kaldı. Sezar Yasası, 18 Aralık 2025’te 2026 savunma bütçesi kapsamında resmen iptal edildi. ABD’nin genel ekonomik ambargosu da Haziran 2025’te kaldırıldı; böylece Suriye “yasaklı devlet” olmaktan çıkıp seçici denetime tabi bir devlet haline geldi.

Avrupa Birliği ise 20 Mayıs 2025’te tüm ekonomik ve petrol yaptırımlarını kaldırdı; istikrarı ve yeniden inşayı desteklemek amacıyla. Yalnızca insan hakları ihlalleri veya geçiş dönemi şiddet olaylarıyla ilgili sınırlı kara listeler kaldı.

Bu büyük yasal hafifletmeye rağmen, gözlemciler ekonomik ve yaşam gerçekliğinin iyileşmediğini, hatta birçok kişinin yaptırımlar kaldırılmadan önceki döneme göre daha kötüleştiğini söylüyor. Aynı zamanda, Colani yönetiminin iktidara geldiği dönemde Arap ve Batılı ülkelerden gelen milyarlarca dolarlık ekonomik ve insani desteğin büyüklüğüne dikkat çekiliyor. Ancak bu destek, vatandaşların yaşamında somut bir iyileşmeye dönüşmedi. Bu durum, gelen yardımların ve dağıtımının etkinliği konusunda keskin sorular doğuruyor.

Suriye manzarası, boğucu ekonomik krizler ve artan yaşam baskıları ile kamu eleştirisini kısıtlayan ve her muhalif veya eleştirel sesi siyasi tehdit kategorisine sokan sert bir söylem arasında karmaşık ve iç içe geçmiş durumda. Yaptırımlardaki büyük yasal değişikliklere ve uluslararası destek ile yatırıma kapıların açılmasına rağmen, bu adımlar vatandaşların günlük yaşamına yansımadı. Aksine birçok kişi durumu her önceki aşamadan daha kötü olarak tanımlıyor.

Ekonomik çöküşün ve güvenlik kaosunun devam etmesi, ifade özgürlüğünün daraltılması, hapis tehditleri ve eleştirmenlere yönelik kişisel risklerin, Suriye krizini çok boyutlu bir hale getirdiğini gösteriyor. Bu kriz, yalnızca yaptırımların hafifletilmesi veya mali destek pompalanmasıyla çözülemez. Kaynak yönetiminde gerçek reformlar, şeffaflık sağlanması ve krizlerin korkusuzca tartışılabilmesi için alan açılması gerekiyor.

Bu bağlamda, en önemli soru şu olmaya devam ediyor: Vatandaş ile geçici hükümet arasındaki uçurumu derinleştiren ve krizi çözmek yerine daha da karmaşıklaştıran ihanet ve kısıtlama politikaları devam ederken, geçiş yönetimi nasıl gerçek istikrarı garanti altına alabilir ve vatandaşların yaşamlarını ve haklarını koruyabilir?

Militan RÊHAT

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

Paylaş214Paylaş134
Önceki yazı

Bir Neslin İnşası: Çocukluk Yerine Radikal İslamcılık- ÖZEL DOSYA

Sonraki Haber

“Kürtler Anayasa Çalışmalarında Yer Alacak”

Son HABERLER

Politik Analiz

19 Temmuz Devrimi: Bir Halkın Hafızası, Kazanımları ve Geleceğe Dair Dersler

Yayınlayan Lêkolîn
19 July 2026
0
1.4k

Kürt halkı, özellikle son yüzyılda...

Daha fazla okuDetails

Hazreti İbrahim’in Mirası, Kürtler, Yahudiler ve Ortadoğu’da Demokratik Barış Arayışı

15 July 2026
1.5k

Temmuz Sıcağında Özgürlük

14 July 2026
1.5k

İbrahimi Anlaşma, NATO ve Entegrasyon: Ortadoğu’da Yeni Dönemin Kırılma Hatları-EDİTÖRDEN

2 July 2026
1.6k

Öne Çıkan Yazılar

  • MİT ve Parastin’ın Yeni Ajan Ağını Deşifre Ediyoruz!- ÖZEL HABER

    842 Paylaşım
    Paylaş 337 Paylaş 211
  • MİT’in İran İle İş birliği Ve Aşiretler Üzerindeki Planları- HABER ANALİZ

    562 Paylaşım
    Paylaş 225 Paylaş 141
  • Demirtaş: Önder Apo’nun İçinde Olmadığı Her Türlü Gelişmeyi Kuşkuyla Karşılarız

    507 Paylaşım
    Paylaş 203 Paylaş 127
  • Hazreti İbrahim’in Mirası, Kürtler, Yahudiler ve Ortadoğu’da Demokratik Barış Arayışı

    540 Paylaşım
    Paylaş 216 Paylaş 135
  • Emperyalist Komploya İlişkin Bazı Notlar

    12777 Paylaşım
    Paylaş 5111 Paylaş 3194

KCK: Rojava Halkımız Kazanımlarını Rêber Apo Çizgisinde Koruyup Geliştirmesini Bilecektir!

19 Temmuz Devrimi: Bir Halkın Hafızası, Kazanımları ve Geleceğe Dair Dersler

Demirtaş: Önder Apo’nun İçinde Olmadığı Her Türlü Gelişmeyi Kuşkuyla Karşılarız

Kalkan: Barışın Kilit Noktası İmralı, Siyasetin Önü Açılmalı

MİT’in İran İle İş birliği Ve Aşiretler Üzerindeki Planları- HABER ANALİZ

Hazreti İbrahim’in Mirası, Kürtler, Yahudiler ve Ortadoğu’da Demokratik Barış Arayışı

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi | Lekolin

© 2025 Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

KÜRDİSTAN ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Yorum İlkesi

Takip Et

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç