KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Polİtİk Analİz
  • Araştırmalar
  • Makaleler
  • Tüm Bölümler
    • Dizi Yazı
    • Kadın
    • Özgürlük Perspektifleri
    • Editörden
    • MİT Gerçekleri
    • Röportajlar
    • Dış Basından
    • Serbest Yazılar
KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster

İbrahimi Anlaşma, NATO ve Entegrasyon: Ortadoğu’da Yeni Dönemin Kırılma Hatları-EDİTÖRDEN

ABD–İsrail–İran savaşının ardından şekillenen yeni bölgesel denklem, Türkiye’nin pozisyonundan Kürt sorununun çözümüne, Rojava’daki entegrasyon sürecinden Şengal ve Rojhilat’a kadar geniş bir alanda kritik bir tarihsel eşiğe işaret ediyor.

2 July 2026
Kategori: Editörden, Politik Analiz
250 8
1.4k
GÖRÜNTÜLEME
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın

Üçüncü dünya savaşı olarak tanımlanan tarihsel süreç, artık yalnızca askeri çatışmalar üzerinden değil; diplomatik müzakereler, bölgesel ittifaklar ve toplumsal mücadeleler üzerinden yeni bir evreye girmiş durumda. Kurulmak istenen yeni bölgesel düzen, küresel ve bölgesel hegemonya mücadelesi kadar halkların ve kadınların geleceğini belirleyecek özgürlük mücadelelerini de kritik bir dönemece taşıyor.

Kapitalist modernitenin hegemon güçleri ile yerel statükocu ulus devletlerin baskı ve sömürü politikaları, yürüttükleri askeri ve ekonomik savaşların yıkıcı sonuçlarını en ağır biçimde halklara yaşatıyor.

ABD-İSRAİL-İRAN SAVAŞI: ATEŞKESİN ARDINDAKİ GERÇEKLER

İsrail’in hegemonya alanını ve toprak genişlemesini hedefleyen İbrahimi Anlaşma, Ortadoğu’nun yeniden yapılandırılmasında temel bir araç olarak kullanılmaya devam ediyor. Bu planın henüz açığa çıkmamış gizli hedeflerinin olduğu da giderek belirginleşiyor.

ABD–İsrail’in İran’a karşı başlattığı ve bölgesel bir savaşa dönüşen süreç, 109. gününde ateşkes ve ardından 60 günlük bir anlaşma imzalandı. Her iki taraf da kendini “kazanan” ilan etse de, gerçekte savaşın kazananı yok. İran’ın siyasi, askeri ve ekonomik yıpranması kadar ABD ve İsrail’in de ciddi bir yıpranma yaşadığı görülüyor. İran’la mücadele gündemi her iki devlet açısından da kapanmış değil. ABD, İran’da iktidarı kendisiyle uzlaşmaya zorlamaya devam edecektir.

Yine ABD–İsrail ilişkileri zaman zaman çelişkilerle gündeme gelse de Ortadoğu politikalarında stratejik bir ittifak olarak hareket ediyorlar. İran rejiminin yıkılmaması, Türkiye–İsrail arasında çatışmadan ziyade iş birliği ihtimalini artırmış durumda.

TÜRKİYE’NİN KONUMU VE NATO ZİRVESİ

ABD–İran anlaşmasının ardından gerçekleşecek ilk büyük uluslararası zirve NATO toplantısı olacak. Türkiye’de yapılması planlanan zirvenin, Ankara’nın önüne yeni bir yol haritası koyması bekleniyor. Bu nedenle de NATO toplantısında İbrahimi anlaşmaya dahil etmek üzerinden bir sus payı olarak Ortadoğu kapsamında Türkiye’ye yeniden rol verilip verilmeyeceği, bölge dengelerinde belirleyici bir dinamik olarak Kürtler için ne planlanacağı hususları kritik önem arz ediyor.

Ayrıca Pakistan, Türkiye, Mısır ve Suudi Arabistan öncülüğünde Ortadoğu’nun NATO benzeri bir örgütlenmeye doğru evrildiği değerlendirmeleri de güçleniyor.

KÜRT SORUNU: TARİHİ BİR EŞİK

Ortadoğu dengeleri açısından hayati önemdeki Kürt sorunu, tarihi bir eşikte bulunuyor. Türk devleti ya barış ve demokratik toplum sürecini ilerletecek ya da sürece dair tutumunu farklı bir yönde netleştirmek zorunda kalacak.

Kuzey Kürdistan’da müzakere ve mücadele süreci ilerlerken, Kürt halkının iradesi olarak kabul ettiği Önder APO’nun esaret koşullarında değil, eşit koşullarda bulunması ve fiziki özgürlüğü temel bir başlık olmaya devam ediyor.

Devletin özel savaş dili, manipülasyon ve dezenformasyonla sürecin karakterini çarpıtma çabaları açıkça görülüyor. Tarihi önem taşıyan böylesi bir süreçte, devlet ve iktidar güçlerinin hareketi siyasi ve ideolojik tasfiyeye kilitlendiği,  Kürt halkının bu süreçten kazanımla çıktığının düşünülmemesi için kelimelerin dahi seçildiği, bu yönlü özel çaba içerisinde olunduğu anlaşılmaktadır.

27 Haziran’da Mersin ve Van’da, 28 Haziran’da Amed ve İstanbul’da yapılan büyük mitingler, sürecin seyrini belirleyecek nitelikteydi. Kürt halkı ve demokratik çevreler, Önder APO’nun fiziki özgürlüğü talebini meydanlardan yükseltiyor/yükseltmeye devam edecek. Gençlerin, kadınların katılımı, tutumu ve örgütlenme planlamaları bu mitinglerin en kritik boyutlarından biri.

YASAL ÇERÇEVE VE DEMOKRATİK DÖNÜŞÜM

Barış ve demokratik toplum sürecinde yasal hazırlıklar gündemde. Kürt sorununu kalıcı olarak çözmeyi hedeflemeyen yasal adımların toplumda karşılık bulmayacağı görülüyor. Türkiye’nin demokratik dönüşümü için anayasal değişiklik zorunlu. Ancak birkaç yasa değişikliğiyle özgür ve eşit yurttaşlık sağlanamaz. Sürecin bir tarafı olarak Türk devletinin bu yasaları da içeren yol haritasının niteliği, gerçek bir barışa doğru yol alınıp alınmayacağını gösterecektir.

KOMÜNLEŞME VE TOPLUMSAL ÖRGÜTLENME

Toplumsal ihtiyaçlar konusunda devletten beklemeksizin harekete geçmenin dünya tarihinde sayısız örneği bulunuyor. Fonksiyonel komünlerin kurulması, toplumsal bilincin güçlenmesi açısından hayati. Halklar kendilerini etkili bir baskı öznesi haline getirdiğinde, belirleyici stratejik pozisyonlarının bilinciyle harekete geçtiğinde kazanamayacağı hiçbir değer ve hak yoktur. Şunu da unutmamak gerekir ki, ne kadar geç harekete geçilirse, bu temel değerleri ve hakları elde etmek o kadar zorlu bir hal almaktadır.

DEMOKRATİK ULUSAL BİRLİK TARTIŞMALARI

Küresel hegemonya ve yerel statükocu güçler konumlanmasında Apocu paradigmanın üçüncü çizgi temelindeki mücadelesine karşı işbirlikçi çizginin öne çıkarılma çabaları belirginleşiyor. Demokratik ulusal birlik çağrılarına rağmen bu çağrılar karşısında birlik için adım atmayan, oyalama siyaseti yürüten güçlerin tutumları, dar milliyetçi söylemleriyle sömürgeci iktidarlara hizmet ettiklerini açığa vuruyor. Bu güçlerin, hem demokratik ulusal birliğe gelmeyen tutumlarıyla hem de tüm halklar için gerçek kalıcı bir savunma duruşunu, eşit-özgür yaşamı ifade eden demokratik ulus çözümüne düşmanlıklarıyla, dar milliyetçi söylem ve politikalarıyla gerçekte sömürgeci iktidarlara hizmet derdinde oldukları net bir şekilde görülüyor.

ROJAVA’DA ENTEGRASYON: MÜZAKERE VE MÜCADELE

Rojava’da kadın devrimi alanı, demokratik ulus çözümünün pratik sahası olarak entegrasyon sürecini yaşıyor. 29 Ocak anlaşmalarıyla başlayan süreç uluslararası gözetim altında ilerlemesi gerekirken bu gerçekleşmiyor. Devletlerin entegrasyonu erime ve teslim alma pratiğine dönüştürme çabaları, müzakere ve mücadeleyi zorunlu kılıyor.

Rojava’nın özerk sistemi, bunun içinde kadının özgün özerk örgütlenmesini ve kazanımlarını, kadın iradeleşmesini ve öz savunmasını, toplumsal örgütleme ve yerel demokrasiyi inşa çalışmalarını dağıtma çabalarına karşı; sürecin halkların ve kadınların lehine başarıyla ilerlemesi amacıyla gerekli toplumsal reflekslerin, tutumların oluşması ve pratiklerin yürütülmesi hayatidir.

Suriye’nin demokratikleşmesi ve yeni anayasa tartışmaları, kadınların, halkların ve inanç gruplarının haklarının yasal güvenceye alınması açısından kritik.

ROJHILAT’TA DİRENİŞ VE İRAN REJİMİNİN KRİZİ

İran’ın ABD–İsrail savaşındaki pozisyonunu anti-emperyalist bir duruş olarak yorumlayan çevreler olsa da, rejimin kadınlara ve halklara yönelik baskıcı karakteri, idam politikaları ve askeri yığınakları bu yaklaşımı boşa düşürüyor.

ABD ve İsrail başta olmak üzere hiçbir ulus devletin İran rejiminin karakteriyle sorunları olmadığı savaş sürecinde de açıkça dile geldi. Zaten yıkmak ya da değiştirmek gibi bir dertleri olmadığından da rejimle anlaştılar. İran İslam devleti rejimi, omurgasını oluşturan liderlerin kaybının yanı sıra askeri ve ekonomik olarak da ciddi anlamda yıprandı. İran rejimi yıpranmış olsa da kadınlara ve gençlere karşı saldırgan tutumunu sürdürüyor. Jin Jiyan Azadî etrafında birleşen direnişçi kesim, demokratik ulus çözümü temelinde güç ve irade birliği yaratıyor.

Bunun yanında son birkaç hafta İran rejiminin Mahabad başta olmak üzere Rojhilat Kürdistan bölgelerine yönelik başlattığı operasyonlar ve Kürt partilerini hedef alan saldırıları öne çıkıyor. Kuşkusuz bu saldırıların perde arkasında aylardır kendisine saldırılan Amerika ve İsrail ile yapılan son görüşme ve anlaşmalar yatmaktadır.

IRAK, ŞENGAL VE SİLAHSIZLANDIRMA GÜNDEMİ

Irak’ta İran yanlısı milislerin silahsızlandırılması, peşmerge güçlerini de kapsayacak bir entegrasyon süreci devreye konulmaya başlandı. Bu durum Maxmur ve Şengal açısından kritik sonuçlar doğurabilir.

Şengal’de halkın bedellerle inşa ettiği idari yapı ve savunma güçlerinin geleceği diplomatik çabaların odağında. Ezidi halkının iradesi dışında hiçbir kararın uygulanmaması gerektiği vurgulanıyor. Demokratik özerk statünün tanınması için hukuki mücadele süreceği belirtiliyor. Kuşku yok ki en büyük savunma gücü; Şengal’de birliğini oluşturmuş, örgütlü halktır. Bunu sağlamış bir halk iradesine hiçbir güç ve devlet farklı şeyler dayatamaz.

EDİTÖRDEN

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

Paylaş200Paylaş125
Önceki yazı

Doğa, Anlam ve Özgürlük

Son HABERLER

Politik Analiz

Doğa, Anlam ve Özgürlük

Yayınlayan Lêkolîn
1 July 2026
0
1.5k

Kapitalist modernite zihniyetinde birey merkezci...

Daha fazla okuDetails

Tarih Bilinci ve Kürtler

26 June 2026
1.5k

Paradigma Değişimi, Anlam Krizi Ve Devrimci Öznenin Yeniden Kuruluşu- 2

23 June 2026
1.5k

Anlamın Tarihsel Sosyolojisi- 1

21 June 2026
1.5k

Öne Çıkan Yazılar

  • Doğa, Anlam ve Özgürlük

    514 Paylaşım
    Paylaş 206 Paylaş 129
  • Emperyalist Komploya İlişkin Bazı Notlar

    11943 Paylaşım
    Paylaş 4777 Paylaş 2986
  • TC Savaş Suçu İşlemeye Devam Ediyor!- ÖZEL DOSYA

    11878 Paylaşım
    Paylaş 4751 Paylaş 2970
  • Kalkan: Uluslararası Komplo Beslemelerini Çökerteceğiz

    11871 Paylaşım
    Paylaş 4748 Paylaş 2968
  • İşgalci TC Okulları DAİŞ Eğitim Merkezine Dönüştürdü-ÖZEL HABER

    11863 Paylaşım
    Paylaş 4745 Paylaş 2966

İbrahimi Anlaşma, NATO ve Entegrasyon: Ortadoğu’da Yeni Dönemin Kırılma Hatları-EDİTÖRDEN

Doğa, Anlam ve Özgürlük

PAJK: Zilanlaşarak Zafere Ulaşacağız

52 Yıllık Demografik Mühendislik: Arap Kemeri

Kürtler Ne mi İstiyorlar?

KCK’den Kadir İnanır İçin Başsağlığı Mesajı

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi | Lekolin

© 2025 Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

KÜRDİSTAN ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Yorum İlkesi

Takip Et

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç