KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Polİtİk Analİz
  • Araştırmalar
  • Makaleler
  • Tüm Bölümler
    • Dizi Yazı
    • Kadın
    • Özgürlük Perspektifleri
    • Editörden
    • MİT Gerçekleri
    • Röportajlar
    • Dış Basından
    • Serbest Yazılar
KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster

İran’daki Son Durum Ve Olası Gelişmeler

Önümüzdeki dönemde savaşın tamamen sona ermesi beklenmemelidir. Çatışmaların biçimi değişebilir; ancak ekonomik, diplomatik, siyasi ve istihbarat alanlarındaki mücadele devam edecektir.

10 July 2026
Kategori: Makaleler
262 3
1.5k
GÖRÜNTÜLEME
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın

Türkiye’de toplanan NATO Zirvesi son dönemlerin siyasal gündemini işgal ederken Ortadoğu usul usul kaynamaya devam ediyor. Bir yandan Amerika İsrail ortak saldırısında öldürülen Humeyni’nin naaşının Irak-İran arasında kent kent dolaştırılarak adeta öfke sergisine dönüştürülmesi, diğer yandan karşılıklı saldırılar bölgede yakın zamanda bir sükûnet beklentisi yaratamamaktadır.

İran, ABD ve İsrail arasında yaşanan son çatışmalar yalnızca askeri bir savaş değildir. Aynı zamanda devlet anlayışlarının, güvenlik stratejilerinin, diplomatik güçlerinin ve bölgesel dengelerin yeniden şekillendiği tarihsel bir sürecin başlangıcıdır. 1979’dan bu yana İran ile ABD’nin yeniden müzakere masasına oturması, yaşanan savaşın yalnızca silahla değil diplomasiyle de sürdüğünü göstermektedir. Donald Trump’ın “Ya yeni bir anlaşma olacak ya da işi bitireceğiz.” açıklaması da bu yaklaşımın açık bir ifadesidir. Bir taraftan askeri baskı sürdürülürken diğer taraftan diplomatik görüşmeler yoluyla İran’dan taviz alınmaya çalışılmaktadır. Bu nedenle ateşkes, savaşın sona erdiği değil, düşük yoğunluklu yeni bir döneme girildiği anlamına gelmektedir.

Hem İran hem de ABD ile İsrail kamuoyuna yönelik açıklamalarında zafer kazandıklarını ifade etmektedir. Ancak gerçekte tarafların hiçbiri hedeflerine tam anlamıyla ulaşamamıştır. İran eski gücünde değildir; ABD ve İsrail de istedikleri sonucu tam olarak elde edememiştir. Bu nedenle önümüzdeki süreçte ekonomik yaptırımlar, diplomatik baskılar, istihbarat faaliyetleri ve vekâlet mücadeleleri devam edecektir. Görüşmeler ile çatışmalar aynı anda sürecek, kriz ise kısa vadede sona ermeyecektir.

Son savaş, İran’ın güvenlik sistemi ve devlet yapısındaki önemli zafiyetleri de ortaya çıkarmıştır. Çok sayıda üst düzey ismin hedef alınması, istihbarat ve güvenlik alanında ciddi sorunlar bulunduğunu göstermektedir. Aşırı merkeziyetçi, güvenlik odaklı ve değişime kapalı yönetim anlayışı günümüzün hızla değişen siyasi ve teknolojik koşullarına uyum sağlamakta zorlanmaktadır. Böyle bir yapı, toplum içinde meşruiyet tartışmalarını artırırken dış müdahalelere karşı da kırılgan hale gelmektedir.

İran uzun yıllardır geleneksel devlet anlayışını korumaya çalışmaktadır. Ancak küresel siyaset, ekonomi ve teknoloji hızla değişmektedir. Günümüzde mücadele yalnızca savaş meydanlarında değil; ekonomi, diplomasi, medya, istihbarat ve teknoloji alanlarında da yürütülmektedir. Uzun yıllardır uygulanan yaptırımlar, gelişmiş teknik takip sistemleri ve uluslararası istihbarat faaliyetleri İran üzerinde ciddi baskılar oluşturmuştur. Bu gelişmeler karşısında eski yöntemleri sürdürmek yeterli görünmemektedir.

ABD ve İsrail saldırılarını kendi güvenlikleri, İran’ın nükleer programı ve desteklediği silahlı gruplar üzerinden gerekçelendirmektedir. Ancak bölgenin enerji kaynakları, doğal gaz ve petrol rezervleri ile Hürmüz Boğazı’nın stratejik önemi de küresel güç mücadelesinin temel unsurlarından biridir. Bu nedenle yaşanan kriz yalnızca güvenlik meselesi değil, aynı zamanda enerji yolları ve jeopolitik rekabet meselesidir.

NATO zirvesi sonrasında birçok ülkenin İran üzerindeki baskıyı artırmaya çalışacağı öngörülebilir. Ekonomik yaptırımların yanı sıra diplomatik baskılar, medya faaliyetleri, istihbarat çalışmaları ve iç toplumsal çelişkilerin kullanılması da bu sürecin parçaları olabilir. İran içerisindeki etnik, mezhepsel ve siyasal farklılıklar üzerinden çeşitli gruplara siyasi, ekonomik ve diplomatik destek verilerek ülke üzerinde yeni baskı alanları oluşturulmaya çalışılması ihtimal dahilindedir.

Bütün bu gelişmeler, İran’ın kendi iç sorunlarını çözmesini daha da önemli hale getirmektedir. Aşırı merkeziyetçi ve ideolojik yönetim anlayışı; kültürel, dilsel, dinsel, mezhepsel, ekonomik ve demokratik sorunların derinleşmesine neden olmuştur. Toplumun bütün kesimlerini tek tip düşünce etrafında toplama çabası, farklı kimliklerle devlet arasındaki mesafeyi büyütmektedir. Baskı ve güvenlik politikaları ise uzun vadede istikrar üretmek yerine yeni sorunlar doğurmaktadır.

Çağdaş bir devlet olmanın gereği demokratik, özgürlükçü ve kapsayıcı bir yönetim anlayışını benimsemektir. Kalıcı meşruiyet ancak hukukun üstünlüğü, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması, farklı kimliklerin tanınması ve toplumun tüm kesimlerinin yönetime eşit biçimde katılmasıyla sağlanabilir. Devlet, yönetimi altındaki bütün halkların yerine kendisini koyarak onların ne düşündüğünü ve ne hissettiğini anlamaya çalışmalıdır. Gerçek güç, korku üretmekten değil, toplumsal güven oluşturmaktan doğar.

Bu çerçevede Kürt meselesi de yalnızca bir güvenlik sorunu olarak değil, demokratik çözüm bekleyen temel bir siyasal mesele olarak ele alınmalıdır. Ateşkes sonrasında Kürtlere yönelik idamlar, gözaltılar ve baskıların artması, toplumsal barışı güçlendirmek yerine yeni gerilimler yaratmaktadır. Geçmişte baskı, inkâr ve güvenlik politikaları kalıcı çözüm üretmemiştir. Günümüzde Kürt toplumu daha bilinçli, daha örgütlü ve bölgesel gelişmeleri daha yakından takip eden bir konumdadır. Bu nedenle hak taleplerinin demokratik yollarla ele alınması hem İran’ın iç istikrarı hem de bölgesel barış açısından önem taşımaktadır.

Önder Apo’nun geliştirmiş olduğu demokratik Entegrasyon projesi İran’da yaşamsallaştığı ölçüde İran’ın varlığını sürdürme garantisi oluşur. İran’da toplumsal çeşitliliğin fazla olması klasik devlet bakışının tersine bir avantajdır. Bundan dolayı İran, kendi halklarıyla demokratik bir uzlaşma sağlayabildiği ölçüde dış müdahalelere karşı daha güçlü hale gelebilir. Özellikle Kürtler başta olmak üzere bütün toplumsal kesimlerin kültürel, siyasal ve demokratik haklarının tanınması, ülkenin birlik ve bütünlüğünü zayıflatmak yerine güçlendirebilir. Gerçek birlik, baskıyla değil adalet ve eşitlikle kurulabilir.

Bugün hem İran’ın mevcut yönetim anlayışı hem de bölgede uygulanan güç politikaları eleştiriye açıktır. Farklı yöntemler kullansalar da yalnızca güç merkezli yaklaşımlar halklara kalıcı barış ve güvenlik sağlayamamaktadır. Bölgenin geleceği; halkların kardeşliği, eşitliği, özgürlüğü, karşılıklı saygısı ve diyalogu esas alan yeni bir siyasal anlayışın gelişmesine bağlıdır.

Önümüzdeki dönemde savaşın tamamen sona ermesi beklenmemelidir. Çatışmaların biçimi değişebilir; ancak ekonomik, diplomatik, siyasi ve istihbarat alanlarındaki mücadele devam edecektir. Kalıcı çözüm ise yalnızca askeri yöntemlerle değil, hukuk, demokrasi, özgürlük ve toplumsal uzlaşma temelinde gerçekleştirilecek reformlarla mümkün olacaktır. Aksi halde savaşın maliyeti büyüyecek, bölgesel istikrarsızlık derinleşecek ve bundan bütün halklar zarar görecektir.

Şiyar ADIYAMAN

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

Paylaş206Paylaş129
Önceki yazı

MİT ve Parastin’ın Yeni Ajan Ağını Deşifre Ediyoruz!- ÖZEL HABER

Sonraki Haber

Özgürlük Hareketi: Tek Taraflı Adımlar Atıldı, İktidar Karşılık Vermedi

Son HABERLER

Makaleler

Kürtler Ne mi İstiyorlar?

Yayınlayan Lêkolîn
28 June 2026
0
1.5k

TC devleti Kürt halkının ne...

Daha fazla okuDetails

Katliamcılar Sahile Geri Dönüyor…

27 June 2026
1.5k

Kürt Toplumunda Toplumsal Akıl, Politik Birikim ve Yapısal Zafiyetler -2

18 June 2026
1.6k

Toplumsal Aklın Bireysel Akıldan Farkı ve Kurumsal Önemi-1

16 June 2026
1.6k

Öne Çıkan Yazılar

  • MİT ve Parastin’ın Yeni Ajan Ağını Deşifre Ediyoruz!- ÖZEL HABER

    721 Paylaşım
    Paylaş 288 Paylaş 180
  • Yeni Plan: Suriye’nin Güneyinde Sünni Kemer- HABER ANALİZ

    541 Paylaşım
    Paylaş 216 Paylaş 135
  • İran’daki Son Durum Ve Olası Gelişmeler

    515 Paylaşım
    Paylaş 206 Paylaş 129
  • Emperyalist Komploya İlişkin Bazı Notlar

    12332 Paylaşım
    Paylaş 4933 Paylaş 3083
  • TC Savaş Suçu İşlemeye Devam Ediyor!- ÖZEL DOSYA

    12246 Paylaşım
    Paylaş 4898 Paylaş 3062

Özgürlük Hareketi: Tek Taraflı Adımlar Atıldı, İktidar Karşılık Vermedi

İran’daki Son Durum Ve Olası Gelişmeler

MİT ve Parastin’ın Yeni Ajan Ağını Deşifre Ediyoruz!- ÖZEL HABER

Yeni Plan: Suriye’nin Güneyinde Sünni Kemer- HABER ANALİZ

Murat Karayılan: Rêber Apo Olmadan Yol Alınamaz

Demokratik Komünal Toplum Manifestosu- BÖLÜM 4

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi | Lekolin

© 2025 Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

KÜRDİSTAN ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Yorum İlkesi

Takip Et

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç