Suriye’nin Güneyinde Mart 2025’teki kanlı katliam saldırılarının üzerinden bir yıldan fazla zaman geçmesine rağmen bölgedeki kaos ve kriz devam ediyor. Günü birlik kaçırma, infaz ve baskılar devam ederken bölgeyi tümden kontrolüne almaya çalışan geçici Şam hükümetinin MİT ile ortaklaşa Sünni bir kemer oluşturmak için yeni bir plan devreye koydukları öğrenildi.
Bilginin detaylarına girmeden önce 27 Haziran 2026 tarihli yazımızda çoğunluğu İdlib’ten yaklaşık 300 radikal cihadist çeteden oluşan bir askeri gücün MİT koordinasyonuyla, Sahil kırsalındaki Tartus iline bağlı Bemleke bölgesine gönderildiğini belirtmiştik. 86.Tümende yer alan bu çeteler çoğunluğu radikal olan yabancı çetelerden oluşmaktadır. Bu tümenin son hareketliliğine bakıldığında, merkezini Suriye kıyılarının kırsal bölgelerine taşıdığı görülmektedir. Yine kıyı bölgesinde yabancı çetelerden oluşan bir kemer (hat) oluşturulmuştur. Önceki yazımızdan anlaşılacağı üzere Sünni kemer oluşturma planının zemini daha önceden atılmış.
DÊRAZOR’DAN SURİYE’NİN GÜNEYİNE ÇETE TRANSFERİ
Güvenilir kaynaklardan edindiğimiz bilgilere göre; Dêrazor’dan yüzlerce çete ve ailesi, özellikle Süveyda ve Suriye’nin Sahil bölgelerindeki katliamlara katılan çetebaşı ve aileleri, “evleri ve mülkleri sular altında kaldı” bahanesiyle Şam ve kırsalına yerleştirildi. Bu çete ailelerinin Şam’ın Zebedanî yolu, Miezemiye mahalleleri, Yusuf El-Ezme mahalleleri, Cumhuriyet Sarayı mahalleleri, El-Werd mahallesi ve Mezze 68 mahallesi gibi bölgelere yerleştirildi. Belirtilen bölgelerin çoğunluğunda Alevi ve diğer dinlere mensup halklar yaşıyor.
Özellikle eli kanlı bu çete ailelerinin bu bölgelere yerleştirilmelerinin nedeni, HTŞ istihbaratının Şam başta olmak üzere Suriye’nin güneyindeki bazı bölgelerde kendilerine karşı ayaklanma hazırlıkları yapıldığını iddia etmesi. Bu esas üzerine Dêrezor’dan getirilen bu aileler, geçici Şam hükümetine karşı olası bir ayaklanma olduğunda harekete geçerek ayaklanmayı bastırmaları amaçlanmaktadır. Kuşkusuz bu planın sadece bir ayağını oluşturmakla birlikte asıl amaç Şiilere, Dürzilere ve Alevilere karşı sünni cihadist bir kemer oluşturmaktır.
Edindiğimiz bilgilere göre bu kirli planın Şam’daki ayağını yöneten kişi HTŞ istihbaratı tarafından görevlendirilen Ebu Hemam kod adlı İsam Biweydanî’dir. Planın Suriye sahil bölgelerindeki yürütücüsünün ise Ebu Abdurrahman Duma adlı çetebaşı olduğu bilgisine ulaşıldı.
Dêrezorlu çete ailelerinin bir kısmı da Humus iline bağlı Cûsiye yolu üzerindeki askeri akademilere yerleştirildi. Bu bölgeler büyük ölçüde Şii yanlısı olup Lübnan Şiilerine desteklerini desteklemektedir. Bölgeye yerleştirilen Dêrazorlu çete ailelerinin buradaki Şii nüfusa karşı kullanılması hedeflenmektedir.
Öte yandan MİT, Suriye ordusunda yer alan ve kendisine bağlı 62. tugayın Suriye Sahili’ne geçmesi kararı aldı. Bölgeye gönderilen çetelerin birçoğunun daha önce Suriye’nin Güneyinde gerçekleştirilen katliamlarda yer aldığını ve bu grupların hangileri olduğunu 12 Mart 2025 tarihli Haber Analizimizde ortaya koymuştuk.
Şam’daki HTŞ öncülüğündeki geçici hükümeti ile Türk istihbaratı MİT, Dêrazorlu çete aileleri ve çete gruplarını sistematik bir şekilde Şam, Suriye sahili (Lazkiye-Tartus hattı) ve Humus gibi stratejik merkezlere yerleştirerek, Şiî, Alevi ve Dürzi nüfuslara karşı demografik ve siyasi üstünlük sağlamayı hedefliyor. Bu yerleşim politikası, eski rejimin “yararlı Suriye” anlayışıyla uyguladığı demografik mühendisliğin neredeyse birebir tekrarı niteliğinde: Colani yönetimi, tüm illerde kendi lehine nüfus yapısını değiştirerek, özellikle Sünni Arap tabanını güçlendirecek bir “Sünni kemer” oluşturmayı amaçlıyor.
Militan RÊHAT





