KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Polİtİk Analİz
  • Araştırmalar
  • Makaleler
  • Tüm Bölümler
    • Dizi Yazı
    • Kadın
    • Özgürlük Perspektifleri
    • Editörden
    • MİT Gerçekleri
    • Röportajlar
    • Dış Basından
    • Serbest Yazılar
KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster

Faşizm Zamanlarında Muhasebe-Makale

12 November 2020
Kategori: Makaleler
326 17
1.9k
GÖRÜNTÜLEME
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın

Faşizmi faşizm yapan temel hususlarından biri itaattir. Yani faşizm tüm toplumdan kendi kurduğu çerçeveye uymasını istemesidir. Kuşkusuz faşizmin asıl istediği biattir. Yani herkesin onun önünde zor ya da ikna yoluyla boyun eğişini beyan etmesi ve artık onun gibi düşünmesi. Fakat faşizm tüm toplumsallığı dağıtıp, insanları kendi robotuna çevirmeyi çok istese de içten içe toplumun direngen hakikati ışığında bu amacına ulaşamayacağını bilir. Bu edenle ne düşünürse düşünsün faşizme uyanları yani itaat edenleri yaratmayı hiçbir zaman elde edemeyeceği beyinlerini teslim aldığı topyekun biat etmiş kitlelere pratik olarak tercih eder. Biri nihai hedef diğeri ise somut hedeftir. AKP-MHP hükümetinin faşist niteliğini CHP’nin bile utanarak da olsa tespit ettiği zamanlarda güncel siyasi tartışmalara bakarken aklımızda tutmamız gereken temel noktalardan biri bu.

Egemenler siyaseti iktidar ve iktidarın getirdiği rantı ele geçirme temelinde ele aldığı için siyasal oluşumlarını da bu temel üzerinden inşa ederler. Bu oluşumların başında gelen siyasi partiler de geçmiş ve mevcut pratiklerini iktidara ulaşamama üzerinden değerlendirirler. Onlar için başarısızlık budur. Doğal olarak varsa değişiklik öneri ya da projelerini de bu temelde yaparlar. Fakat demokratik siyaseti esas alan partiler için aynı şey geçerli olamaz. Çünkü zaten demokratik siyaseti esas alan partilerin öncellikli amacı toplumu özne kılıp iktidarı ve iktidar organlarını sınırlamaktır. Basitçe halkı, toplumu devletin tahakkümünden kurtarmak demokratik siyaseti esas alan partilerin ana ereğidir. Doğal olarak bu partiler de geçmiş ve güncel politikalarını buna göre tahlil etmek ve bu amaçtan hareketle gerekliyse değişimler önermek durumundadır. Onların başarısızlığı toplumu yeterince örgütlü kılıp kılmama ile ölçülür. Bu konuda kendi hataları ile cesurca yüzleşebilmek demokratik toplumcu güçlerin geleneğinin de önemli bir parçasıdır. HDP üzerinde koparılan tartışmalarda esas almamız gereken ikinci nokta da bu.

Evet, demokratik siyaset yapan HDP’nin sürekli bir muhasebe yapması, politikalarını, pratiklerini gözden geçirmesi bugün (Yani tüm uygulamaları bir yana bırakalım, yurttaşların helikopterden atılarak işkence edildiği, öldürüldüğü buna karşı kıyametin kopmadığı bugün) zorunludur. Faşizm varlığını her zaman toplumcu güçlerin eksiklikleri üzerinden kendini yaşatır. Bu açıdan örneğin HDP’nin AKP-MHP faşizmine karşı gösterdiği direniş görmezden gelinemezse de her tarafı dökülen bu faşizmin hala topluma ve artık neredeyse tüm bölgeye zarar vermeye devam etmesinde asıl misyonu olan geniş antifaşist demokrasi cephesini kurmak olan HDP’nin yeterince başarılı olmamasının da payı vardır. Yapılması gereken değerlendirmelerin çıkış noktası da bu olmalıdır. Aksi bir muhasebe çabası partinin demokratik siyaset niteliğini tartışmaya açar, onu sıradanlaştırır.

Faşizm ile hukuk ilişkisinin garabetini sergilemesi açısından oldukça tipik olan HDP yönelik Kobani serhildanlarını öne sürülerek yapılan operasyonların ardından Altan Tan ve Ayhan Bilgen’in yaptıkları açıklamaları bu çerçeveden ele alabiliriz. Altan Tan biat ettiği ve bu biatını bugün değil uzun zamandır yaptığı ve bunun ödülünü (alınan inşaat ihaleleri ile birlikte) TV’lerde konuk edilerek aldığı için ifade ettiklerini ciddiye almanın gereği yoktur. Biatın kılıfının bir önemi yoktur, faşizme biat onun suçlarına ortak olmaktır.

Ayhan Bilgen için durum şüphesiz farklıdır. Yıllara dayanan kamusal pratiğinde her şeyden önce vicdanın damgasını vurduğu Ayhan Bilgen’in muhasebesini hangi niyetle yaptığını sorgulayacak değiliz fakat vardığı sonuçlar iç açıcı değildir. “Ters Türkiyelileşme” gibi bir kavram HDP mevcut duruşunu ne kadar anlatır, bunun Önder Apo ile Özgürlük hareketi ile ne bağı vardır bu sorular artırılabilir. Bu açıdan kullandığı argümanları masaya yatırmak mümkün fakat mesele gerçekten ne söylediği değil, önerdiği politik hattın düştüğü yerdir. Bu politik hat daha fazla özgürlük mü daha fazla demokrasi mi getirecek yoksa faşizme teslimi mi doğuracaktır. Ne olduğu belirsiz “mesafe” tanımlamaları ile 3. Yol nasıl inşa edilir? HDP ne yapmalı? Çalışmalarını ona çizilen sınırda mı yürütmeli? Bu durumda ne önemi kalır? Faşizmin dikte ettirdiği yöntemlerle toplumu nasıl örgütlü kılabilir? Ayhan Bilgen HDP’nin AKP-MHP faşist rejiminin neresinde durması gerektiğini düşünüyor. Sürekli baskı da değil işkence atmosferinin çeşitli örneklerine tanık olduğumuz bugün HDP meclis açıklamalarıyla mı yetinmeli? Yerel ya da genel seçimlere AKP-MHP’nin belirlediği adaylarla mı girmeli?

Lafı çok da dolaylamaya gerek yok Ayhan Hoca’nın önerdiği “itaat”ir. Bu nedenle faşist şefler bu açıklamalar karşısında sevinçten ne yapacaklarını şaşırmışlardır.  Faşizm koşullarında muhasebe direniş daha fazla nasıl geliştirilir üzerinden yapılır. Farklı bir noktadan hareket etmenin varacağı yer itaatir. Bunun bırakalım demokrasi adına kazandıracağı bir şey olmasını pratik anlamda da herhangi bir getirisi yoktur. Dahası bunun hak ve adalet ile bağdaşabilmesi mümkün değildir. Gaspçıya, zalime, faşiste itaatten daha büyük bir günah var mıdır?

Arî Tufan

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

Paylaş266Paylaş167
Önceki yazı

DEVLET ELİYLE HOLDİNGLEŞEN TARİKATLAR (Dosya)-2

Sonraki Haber

Rejîma Baas û Perwerde-Meqale

Son HABERLER

Makaleler

14 Temmuz Direnişleri Özgür Bir Halk Yarattı

Yayınlayan Lêkolîn
13 July 2026
0
1.5k

12 Eylül faşizmi Kürdistan ve...

Daha fazla okuDetails

İran’daki Son Durum Ve Olası Gelişmeler

10 July 2026
1.5k

Kürtler Ne mi İstiyorlar?

28 June 2026
1.5k

Katliamcılar Sahile Geri Dönüyor…

27 June 2026
1.5k

Öne Çıkan Yazılar

  • MİT ve Parastin’ın Yeni Ajan Ağını Deşifre Ediyoruz!- ÖZEL HABER

    842 Paylaşım
    Paylaş 337 Paylaş 211
  • MİT’in İran İle İş birliği Ve Aşiretler Üzerindeki Planları- HABER ANALİZ

    562 Paylaşım
    Paylaş 225 Paylaş 141
  • Demirtaş: Önder Apo’nun İçinde Olmadığı Her Türlü Gelişmeyi Kuşkuyla Karşılarız

    507 Paylaşım
    Paylaş 203 Paylaş 127
  • Hazreti İbrahim’in Mirası, Kürtler, Yahudiler ve Ortadoğu’da Demokratik Barış Arayışı

    540 Paylaşım
    Paylaş 216 Paylaş 135
  • Emperyalist Komploya İlişkin Bazı Notlar

    12775 Paylaşım
    Paylaş 5110 Paylaş 3194

KCK: Rojava Halkımız Kazanımlarını Rêber Apo Çizgisinde Koruyup Geliştirmesini Bilecektir!

19 Temmuz Devrimi: Bir Halkın Hafızası, Kazanımları ve Geleceğe Dair Dersler

Demirtaş: Önder Apo’nun İçinde Olmadığı Her Türlü Gelişmeyi Kuşkuyla Karşılarız

Kalkan: Barışın Kilit Noktası İmralı, Siyasetin Önü Açılmalı

MİT’in İran İle İş birliği Ve Aşiretler Üzerindeki Planları- HABER ANALİZ

Hazreti İbrahim’in Mirası, Kürtler, Yahudiler ve Ortadoğu’da Demokratik Barış Arayışı

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi | Lekolin

© 2025 Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

KÜRDİSTAN ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Yorum İlkesi

Takip Et

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç