• Türkçe
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • RUPELA GIŞTÎ
  • NÛÇE
  • ANALÎZÊN SIYASÎ
  • LÊKOLÎN
  • GOTAR
  • Hemû beş
    • Ji Edîtor
    • Jin
    • Perspektîfên Azadiyê
    • Rêze Nivîs
    • Rastiyên MIT
    • Hevpeyvîn
    • Ji Çapemeniya Derve
    • Nivîsên Azad
  • RUPELA GIŞTÎ
  • NÛÇE
  • ANALÎZÊN SIYASÎ
  • LÊKOLÎN
  • GOTAR
  • Hemû beş
    • Ji Edîtor
    • Jin
    • Perspektîfên Azadiyê
    • Rêze Nivîs
    • Rastiyên MIT
    • Hevpeyvîn
    • Ji Çapemeniya Derve
    • Nivîsên Azad
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
Turkçe
Anasayfa Beşên Ji xwendevan

Maxmur halkı ne katliamcılara ne de yerel işbirlikçilerine diz çökmeyecek

Yayınlayan Lekolin
15 March 2020
Kategori: Ji xwendevan
245 13
A A
Maxmur halkı ne katliamcılara ne de yerel işbirlikçilerine diz çökmeyecek
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın
FacebookX

06 Ekim 2016 Perşembe Saat 07:29

Sistem ve sisteme bağlı uşaklar bir yerin özgürlüğünü yıkıp egemenlikleri altına almak için siyasi, ekonomik, toplumsal ve bir çok zor ve baskı mekanizmalarını kullanırlar. Egemenler ve yerel işbirlikçi uşakları her kesin kendilerine koşulsuz şartsız ve amasız biat ve itaat etmelerini isterler. İtaat etmeyi kabul etmeyip özgürlüğünü savunan kesimler ise egemen beyler ve uşaklarının öfkesine maruz kalırlar

Bir yeri veya halkı kendi egemenliği altına almak ve kendi
bayrağını özgür yerlerde dalgalandırmak için tarihten nice şehir, oluşum, halk
ve topluluk yıkılmış ve silinmiştir. Ki biz şuan bazı halk ve şehirlerin adını
hatırlamaktayız ve bilmekteyiz. Arkeoloji bilimi bu konuda tarihte egemen
beylerin öfkesine maruz kalan yerleri gün yüzüne çıkarmakla uğraşmaktadır.
Egemenler her koşula göre en sonuç alıcı yöntemi uygulamaktaydılar. Tarihte
çoğunlukla, büyük savaş, soykırım, büyük göçler ve yıkık şehirler olmuştur.
Egemenler saldırdıkları devletlerin şehirlerini viraneye çevirmekteydiler.
Tarihin ilerlemesiyle birlikte bu kaybı yüksek olan yöntemin yerine, hedef
bölgenin içten tasfiyesini amaçlayan yeni yöntemler geliştirildi. Bir bölge
veya şehir veya halkın üzerine giden tüm yolları kesip, ekonomik, siyasi ve
toplumsal bağlarını koparırsan eğer o halk fazla direnemez ve kısa bir sürede
ya teslim olup biat anlaşması imzalardı ya da kendi içinde açlık ve yokluktan
dolayı tükenip giderlerdi. Bu duruma gelen bir halka veya bölgeye son darbeyi
de yine egemen güçler vurmaktaydı. Bunlara karşı halklarında kendini savunma
mekanizmaları geliştirmesi kaçınılmaz oldu. Ama büyük ordu, imparatorluk ve
devletlerle çatışmakta kolay değildi.

Tarihte bu duruma maruz kalan Bağdat şehrini örnek
verebiliriz. MS 1200’lü yılların ortasında Abbasi İmparatorluğunun başkenti
olan ve dünyanın en büyük şehri durumunda olan şehir Moğolların saldırısına
maruz kalmış ve bu saldırı sonucunda 200 binden fazla insan öldürülmüş, Abbasi
İmparatorluğu yıkılmış ve İslam Halifeliği durdurulmuş (sonradan Memlükler
halifeliği devralır) ve o muhteşem şehir yerle bir edilir. Ayrıca tarihte
birçok Kürt şehri de bu duruma maruz kalmış. Örneğin Serêkanî şehri tarihte 7
kere yıkılmış ve tekrardan kurulmuştur. Ve ayrıca adını virane olmaktan alan
Wêranşar (Viranşehir) de aynı duruma maruz kalmış. Cizîr şehri de Osmanlı
zamanında, Botan Beyliği İsyanı zamanında yıkılmış ve katliamlara maruz kalmış.
1900’lü yıllarda Dêrsim şehri bu duruma maruz kalmış ve katliamlarla direnci
kırılmaya çalışılmış, bunun sonucunda da 70 binden fazla insan katledilmiş ve
on binlerce yurttaş yerinden yurdundan sürülmüş.

Özellikle Kürt halkındaki direniş geleneği tarih boyunca
devam etmiş ve günümüzde de halen devam etmektedir. Bu direniş geleneğine en
büyük örneği Bakurê Kürdistan’da gelişen şehir direnişlerini gösterebiliriz.
Başta Sûr, Cizîr ve Nîsêbîn gibi şehirlerde devletin inkarcı ve imhacı
uygulamalarına hayır denilmiş. Ve yüz günden fazla süren direnişlerle tarihe
geçmiştirler. Sûr direnişi tarihteki en uzun süren halk direnişi olarak yerini
aldı.

Rojava Devrimi’yle birlikte işgalci ve işbirlikçi kesimler
Rojava Devrimi’ni bastırmak için her türlü ahlaksız uygulamalara girişmekten geri
kalmadılar. Ama işbirlikçi ajan kesimler düşmandan daha acımasızca daha
pervasızca saldırılar geliştirdiler. Hem içerden halkı galeyana getirip,
kışkırtmak, halkı göçe yöneltmek, hem de dışardan Rojava ve Kürt karşıtı
toplantı ve forumlara katılmak, düşmana maddi ve manevi destek sağlamak ve
Rojava-Başûr sınırına hendekler kazmakla Kürtlüklerini ve tüm ulusal değerlerini
düşmana peşkeş çektiler. İşbirlikçi Kürtlerin bu uygulaması tarihteki uygulamaların
günümüzdeki sürümü devamı niteliğindedir. Ve bunu yapan ise PDK ve ona bağlı
olan ENKS’dir.

Maxmur Kampı veya Şehîd Rustem Cûdî kampında yaşamını idame
ettirenler 1990’larda Bakurê Kürdistan’da TC tarafından geliştirilen topyekün
imha operasyonları sonucunda köyleri yakılmış, yakınlarını kaybetmiş ve göçe
maruz kalmışlardır. Boğazına kadar düşmanla işbirliğine batmış olan PDK’nin -hatırlayanlar
bilir- Bakurê Kürdistan’dan düşmanın imha saldırılarından canını son anda
kurtaran binlerce Kürt kardeşine pek kardeşçe yaklaştığı söylenemez.

BM’nin mültecilik statüsünde olmasına rağmen PDK her türlü
yönelimi Maxmur sakinlerine uyguladı. Adam kaçırma, katletme, hapsetme,
Türkiye’ye satma ve daha nice uygulama. PDK’nin düşmanca politikalarından
dolayı Maxmur sakinleri çok sayıda yerleşim yeri değiştirmek zorunda kaldı. Bazı
kamplarda bir kaç ay kaldı, bazı kamplarda yaklaşık bir yıl ve en sonunda da 18
yıldır Maxmur Kampı’nda kalmaktadırlar. PDK’nin düşmanca politikaları bazen
azalsa da hiç bitmedi. Maxmur halkına her zaman keyfi sorunlar çıkartmalar
devam etti.

Maxmur Kampı sakinleri, siyasi mülteci statüsünde oldukları
için PDK bu statüyü bitirmek için her türlü uygulamayı yaptı. Maxmur Kampı
sakinlerine ayrımcılık, keyfi uygulamalar, gidiş-geliş yasağı, işe almama,
işten çıkarma, güvenliği almama, hizmet vermeme, hukuki işlerde mağdur etme ve
nice uygulamalar yaşandı. Bir Maxmurlu için kamptan başka bir yere gitmek
örneğin Hewlêr, Silêmanî veya Dihok’a gitmek her zaman bir işkence haline getirildi.
Evrak veya kimliklerin tamam olmasına rağmen kontrol noktalarında her zaman
ayrımcılık yapıldı. Bir Maxmurlu için Hewlêr’e gitmek Çin’e gitmekten daha zor
bir duruma getirildi. Halbuki Maxmur Kampı sivil bir kamptır. Ama her zaman
keyfi uygulama ve yasaklara maruz bırakıldı.

PDK güçleri Maxmur Kampı’na yine Hewlêr’e girişi yasakladı
ve bir çok şirket ve işyerinde çalışan Maxmurlu, Genel Asayiş Müdürlüğünün
talimatıyla işten çıkarıldı. Maxmur halkı ekonomik açıdan fazla imkanlara sahip
değil o yüzden ekonomik açıdan Başurê Kürdistan şehirlerinde çalışarak
geçimlerini sağlamaktalar. Ancak son dönemde PDK-Mesut Barzani tarafından
konulan ambargo nedeniyle tüm Maxmurlular işlerinden edilmişlerdir. PDK
tarafından başlatılan uygulamanın düşman hukukunda ancak yaşanacağı ortada. Maxmur
halkına yapılan bu uygulama ulusal birliğe vurulan bir darbedir. Maxmur halkına
yapılan bu tür uygulamalar tüm Kürt halkına yapılmıştır. PDK bu tür
uygulamalarla Maxmur halkına kendince diz çöktürüp boyun eğdirmek istiyor ancak
Maxmur halkı ne TC zülmune boyun eğdi ne de onun işbirlikçisi PDK’ye boyun eğer…
Unutulmamalı ki Maxmur halkı onuru için her şeyini bıraktı ve davasının peşine
düştü PDK bu tür uygulamalarla ancak gerçek yüzünü ve amacını tüm dünyaya
göstermiş oluyor yalnızca…

Gabar Roj

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com – www.lekolin.org – www.lekolin.net –
www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html

 

0

21

TR

:” ”

:””

” “,” ”

Etiketler: araştırmacokmeyecekdedizhalkiisbirlikcilerinekatliamcilarakurdiKurdishkurdistanLekolinMaxmurNETurkishTürkiyeyerel
Önceki yazı

Encamnameyê Konferansê Zarawaya Kirmanckî Ya Yewine

Sonraki Haber

Redhack Türk Polis Sitelerini Hackledi

Benzer Haberler

Batman Belediye işçilerinden AKP-Erdoğan rejimi ve kayyımına İslamiyet dersi
Ji xwendevan

Batman Belediye işçilerinden AKP-Erdoğan rejimi ve kayyımına İslamiyet dersi

15 March 2020
Kapitalizm, fabrika ayarlarına mı dönüyor?
Ji xwendevan

Kapitalizm, fabrika ayarlarına mı dönüyor?

15 March 2020
Herkes AKP’li olmak zorunda mı? Tabi ki “Hayır!
Ji xwendevan

Herkes AKP’li olmak zorunda mı? Tabi ki “Hayır!

15 March 2020
Sonraki Haber
Redhack Türk Polis Sitelerini Hackledi

Redhack Türk Polis Sitelerini Hackledi

Nivîsên Ku Derdikevin Pêş

  • Bikaranîna ShamCash — Bi Rastî Li Ser Telefona We Çi Dike? – NÛÇE TAYBET

    Bikaranîna ShamCash — Bi Rastî Li Ser Telefona We Çi Dike? – NÛÇE TAYBET

    525 Paylaşım
    Paylaş 210 Paylaş 131
  • Hevkariya Rusya-Tirkîye-Çîn: Piştgiriya Drone û Çekan bo Îranê û Hîzbullahê – NÛÇE ANALÎZ

    508 Paylaşım
    Paylaş 203 Paylaş 127
  • Kesayetiya Dewşirme û Biyanîbûna Ji Nasnameya Xwe

    507 Paylaşım
    Paylaş 203 Paylaş 127
  • Pêngava Îmaratê Li Sûriyê û Aciziya Tirkiyê – DOSYA TAYBET

    502 Paylaşım
    Paylaş 201 Paylaş 126
  • Diyarbakır Emniyet Müdürlüğünden Skandal Fişlemeler

    748 Paylaşım
    Paylaş 299 Paylaş 187

Li Dijî Zihniyeta Muawiye û Ebû Sufyan a îroyîn Manîfestoya Civaka Demokratîk

Bikaranîna ShamCash — Bi Rastî Li Ser Telefona We Çi Dike? – NÛÇE TAYBET

Hevpeymaniya Rojhilat: Divê Civaka Navnetewî Li Dijî Darvekirinan Îranê Xwedî Helwest Be

HPG: Em ê Dest Ji Armanca Xwe Ya Azadiya Rêberê Xwe Bernedin

Kesayetiya Dewşirme û Biyanîbûna Ji Nasnameya Xwe

Pêngava Îmaratê Li Sûriyê û Aciziya Tirkiyê – DOSYA TAYBET

  • DERBAR DE
  • PEYWENDÎ
  • HEMÛ NIVÎS
LÊKOLÎN

© NAVENDA LÊKOLÎNÊN STRATEJÎK A KURDISTANÊ 2025

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç

Add New Playlist