KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Polİtİk Analİz
  • Araştırmalar
  • Makaleler
  • Tüm Bölümler
    • Dizi Yazı
    • Kadın
    • Özgürlük Perspektifleri
    • Editörden
    • MİT Gerçekleri
    • Röportajlar
    • Dış Basından
    • Serbest Yazılar
KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster

KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜMÜNDE HANGİ ADIMLARIN ATILACAĞI TARTIŞILMALIDIR

15 March 2020
Kategori: Serbest Yazılar
266 11
1.5k
GÖRÜNTÜLEME
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın

17 Kasım 2014 Pazartesi Saat 13:38

Türkiye’de herkes bugün yapılması gerçekleşmiş HDP ile AKP’lilerin yaptığı görüşmeyi ve İmralı’ya ne zaman gidileceğini tartışıyor. Sürecin akıbeti merak ediliyor.

Öyle ki, sanki çözüm olmuş, sıra silahlı
mücadeleyi bırakmaya gelmiş. Devlet ve hükümetin bırakalım çözüm niyeti, çözüm
zihniyeti olmadığı halde neden bunlar tartışılıyor? Çözüm zihniyeti ve niyeti
ile ilgili hiçbir olumlu işaret yokken neden bunlar tartışılıyor? Türk
devletini bilmeyen ve tanımayanlar bu tartışmaya şaşırmayabilir, ama bilenler şaşırır
ve ne oluyor diye düşünür. Arkasındaki niyeti sorgular.

Bu tür değerlendirmeler HDP’li bir iki milletvekilinin
söylediklerine dayandırılıyor. Kuşkusuz devletin ve hükümetin çözüm zihniyeti
olsa telaffuz edilen Şubat ve Mart aylarından önce de sorun önemli oranda
çözülür. Çünkü Kürt Özgürlük Hareketi yirmi yıldan fazladır çözüme hazırdır.
Dünyada hiçbir yerde gösterilemeyen makul yaklaşımı göstermektedir. Ancak
hükümetin çözüm niyeti var mıdır? Bu soruya olumlu cevap vermek mümkün
değildir. AKP iktidarının şefi olan Tayyip Erdoğan’ın konuşmaları ortadadır. Bu
zihniyette olan AKP iktidarında sorun çözülemez. Böyle bir iktidar ortamında
savaş bir otuz yıl daha sürer. Herhalde biz ve halk Tayyip’in ne dediğine göre
durumu değerlendiririz. Tayyip ise ne Öcalan’ı, ne İmralı’sı, biz kendimiz
süreç başlatmışız diyor. Bir halkın sorunu ortadayken, ben kimseyi muhatap
almam diyor. Kendi projelerinin adına da ‘Milli birlik ve kardeşlik’ koymuş.
AKP’li bakanların söylediği gibi bu sürecin terör örgütünü etkisizleştirmek
için kullanıldığını söylemektedir.

Bahar’da silahlı mücadele bırakılacak, silahlı güçler
Türkiye’yi terk edecek haberleri akla yine bir seçim taktiğini getiriyor.
Seçimden önce AKP hükümeti gerillayı Türkiye’den çıkartacak ve silahlı
mücadeleyi sonlandıracak güç olarak gösterilmeye çalışılıyor. Böylece AKP’ye
bir seçim daha kazandırılmak isteniyor. Çünkü gerillaya silah bıraktırmak
Türkiye’de tavan yapar, AKP’yi kimse sollayamaz. Bu nedenle AKP seçim öncesi
böyle bir gündemle en güçlü propagandasını yapmış oluyor.

Basın öyle propaganda yapıyor ki, İmralı’ya gidiş sanki çok
önemli bir gelişmeymiş sanki çözüm olacakmış gibi bir algı yaratılıyor. AKP
açısından adım atılmadan yıllarca görüşmeye gidip gelinmesi arzulanan bir
durumdur. Zaten AKP hep bunu sağlamaya çalışıyor. İmralı’ya heyetler gitsin
gelsin, ama çözüm olmasın. Şimdiye kadar ortaya konulan tutum ve sonuç budur.
Son haftalarda yarattığı gerilim de Kürt Özgürlük Hareketi’ne bunu kabul
ettirmek içindir. Ancak Kürt Halk Önderi bir daha böyle gelinmesin demiştir.
Müzakere ve demokratik çözüm dışında sadece tartışma için gelinmesin demiştir.
Çünkü yıllardır fazlasıyla tartışılmıştır. Tartışılmayan hiçbir şey
kalmamıştır. Bu nedenle bundan sonra sadece diyalog ve görüşme tekrar ve
oyalama dışında bir anlam taşımaz. Dolayısıyla İmralı’ya gidiş olacak, o zaman
her şey iyi gidiyor, çözüm için gelişme oluyor, demek yanlıştır. Tek başına
diyalog ve görüşme yetmez. Artık bu gidişin ne için olduğu ve hangi sonucu
vereceği önemlidir.

Kürt sorunu çözülürse tabii ki Türkiye’ye karşı yürütülen
silahlı mücadele de sona erer. Ama çözülürse! Dolayısıyla anahtar Kürt
sorununun çözümüdür. Peki bu tartışmalarda Kürt sorununun çözümü için bir şey
söyleniyor mu? Kürt sorununun çözümü için şu adımlar atılacak deniliyor mu, ya
da gündeme konuluyor mu? Var yok, terör olarak tanımlanan silahlı direnişin son
bulması! Peki bu istek yeni midir? Tabii ki değil. Kırk yıldır Türk devleti
“Gelin teslim olun, silah bırakın çağrısı yapmaktadır. Kürt sorununun nasıl
çözüleceği ortaya konulmuyorsa bu tartışmaların on yıllardır özel savaş basını
tarafından dile getirilenlerden ne farkı vardır?

Kuşkusuz Türk devleti kırk yıldır yürütülen mücadele
karşısında zorlanmıştır. Kendini bazı değişikliklere uğratmak zorunda
kalmıştır. Ama değişim özde değildir. Mücadeleyi yeni koşullarda sürdürmek için
psikolojik savaş karakterinde bazı rötuşlar yapılmaktadır. Kürt Halk Önderi ve
Özgürlük Hareketi’yle de zorlandıkları için görüşmek zorunda kalmışlardır.
Ancak bu görüşmeleri çözüm için değil, oyalama ve zaman kazanma için
yapmaktadırlar. Yıllardır sürdürülen görüşme pratiğinin ortaya koyduğu budur.

Sorun Türk devletinin ve hükümetinin bir çözüm zihniyeti ve
projesi olmamasıdır. Bu nedenle yıllardır görüşmeler olmasına rağmen sorununun
çözümünü getirecek adımlar atılmıyor. Eğer çözülecek olan Kürt sorunuysa
AKP’nin bu konuda bir niyeti, iradesi ve projesi olup olmadığına bakılmalıdır.
Buraya bakılmadan yapılan tüm tartışma ve değerlendirmeler boştur. Ortada
hükümetin çözüm niyeti ve projesi yoksa konuşulan hiçbir şeyin anlamı olmaz.
Sorun Kürt sorunudur, bunu yaratan da ne Kürtlerdir ne de Kürt Özgürlük
Hareketidir. Eğer bu sorunu Türk devleti yaratmışsa çözümü de devletin bu
konuda ortaya koyacağı proje ve adımlarla gerçekleşir. Bunun yerine Kürt
Özgürlük Hareketi’nin silahıyla, mücadelesiyle uğraşmak, hep bunu konuşmak bir
çarpıtmadır, gerçeği saptırmadır. Bu da bir psikolojik harekat olmaktadır.

Sorunun çözümüyle ilgili olanlar AKP’nin bu konuda projesi
olup olmadığına, hangi adımları atacağına bakmalıdır.

Hüseyin Ali

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com – www.lekolin.org – www.lekolin.net –
www.lekolin.info

 

0

21

FR

:” ”

:””

” “,” ”

:” ”

:FR

Paylaş216Paylaş135
Önceki yazı

Öcalan: Demokratik Anayasa Şartı İle Paket Desteklenebilir

Sonraki Haber

FETHULLAHÇI İKİ KADIN ÖĞRENCİNİN ANLATTIKLARI…

Son HABERLER

Serbest Yazılar

Hz. Musa’dan Önder APO’ya Önderliksel Bir Kıyas

Yayınlayan Lêkolîn
1 December 2025
0
1.7k

Tarihe yön veren kişiler midir,...

Daha fazla okuDetails

Sonbahar Ve İsyan

29 November 2025
1.6k

Hafıza, Umut ve Yeniden Doğuş

15 May 2025
1.6k

Gittiği Yerde Güzellikler Bırakan Fedai…

4 July 2024
1.7k

Öne Çıkan Yazılar

  • MİT ve Parastin’ın Yeni Ajan Ağını Deşifre Ediyoruz!- ÖZEL HABER

    842 Paylaşım
    Paylaş 337 Paylaş 211
  • MİT’in İran İle İş birliği Ve Aşiretler Üzerindeki Planları- HABER ANALİZ

    562 Paylaşım
    Paylaş 225 Paylaş 141
  • Demirtaş: Önder Apo’nun İçinde Olmadığı Her Türlü Gelişmeyi Kuşkuyla Karşılarız

    507 Paylaşım
    Paylaş 203 Paylaş 127
  • Hazreti İbrahim’in Mirası, Kürtler, Yahudiler ve Ortadoğu’da Demokratik Barış Arayışı

    540 Paylaşım
    Paylaş 216 Paylaş 135
  • Emperyalist Komploya İlişkin Bazı Notlar

    12776 Paylaşım
    Paylaş 5110 Paylaş 3194

KCK: Rojava Halkımız Kazanımlarını Rêber Apo Çizgisinde Koruyup Geliştirmesini Bilecektir!

19 Temmuz Devrimi: Bir Halkın Hafızası, Kazanımları ve Geleceğe Dair Dersler

Demirtaş: Önder Apo’nun İçinde Olmadığı Her Türlü Gelişmeyi Kuşkuyla Karşılarız

Kalkan: Barışın Kilit Noktası İmralı, Siyasetin Önü Açılmalı

MİT’in İran İle İş birliği Ve Aşiretler Üzerindeki Planları- HABER ANALİZ

Hazreti İbrahim’in Mirası, Kürtler, Yahudiler ve Ortadoğu’da Demokratik Barış Arayışı

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi | Lekolin

© 2025 Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

KÜRDİSTAN ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Yorum İlkesi

Takip Et

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç