Suriye’deki Rus varlığının temelleri, 1944’te kurulan diplomatik ilişkilere ve 1971’de Hafız Esad döneminde Tartus’ta kurulan deniz üssüne dayanıyor.
2015 yılında başlayan askeri müdahale ise, Esad rejiminin hayatta kalmasını sağlayarak Rusya’ya Ortadoğu’da kilit bir güç olarak konumlanma fırsatı sunmuştu.
Ancak Aralık 2024’te rejimin ani çöküşü, bu stratejinin sürdürülebilirliğini sorgulatmaya başladı.
Esad rejiminin çöküşünden sonra, Colani liderliğindeki Suriye hükümetinin Ruslara karşı tutumu, yalnızca koordinasyon kanallarının varlığı düzeyinde kaldı ve bu durum, Rusların HTŞ’ye Şam’a ulaşana kadar yardım ettiği HTŞ yetkililerinin açıklamalarında açıkça ortaya kondu. İlişkilerin seviyesi bu şekilde devam etti fakat görünür adımlar atılmadı.
DÜŞMANDAN ORTAĞA: HTŞ İLE PRAGMATIK İLİŞKİLER
Belki de en çarpıcı gelişme, Rusya’nın Heyet Tahrir el-Şam HTŞ liderliğindeki geçiş hükümetiyle kurduğu pragmatik ilişki. Daha önce Esad rejimini desteklemek için savaştığı gruplarla masaya oturan Moskova, ideolojik müttefiklikten tamamen transaksiyonel bir ortaklığa geçiş yaptığını gösteriyor.
HTŞ içindeki bazı radikal unsurların ve Türk bağlantılı çete gruplarının, Suriye’deki Rus güçlerinin çıkarılması gerektiği yönündeki artan muhalefetinden sonra, ilk adım atıldı. Rusların Dışişleri Komitesi tarafından bu temelde bir dizi faaliyet ve görüşme gerçekleştirildi ve bunlar şöyle oldu:
| Tarih | Not | Ana Katılımcılar | Ana Sonuçlar |
| Ocak 2025 | Rejimin çöküşünden sonra Rusların Şam’a ilk ziyareti. | Suriye geçici hükümet başkanı Colani ve Dışişleri Bakan Yardımcısı Mikhail Bogdanov liderliğindeki Rus heyeti. | Askeri, diplomatik ve ekonomik iş birliği müzakereleri yapıldı. Suriye tarafı, güvenin yeniden inşası için geçmiş zararlara tazminat talebinde bulundu. |
| Şubat 2025 | Liderler arasında telefon görüşmesi. | Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Suriye geçici hükümet başkanı Colani. | Üst düzey ilk doğrudan temas, Rus-Suriye iş birliği müzakereleri. Bu görüşme ilişkinin resmiyet kazandığının göstergesiydi. |
| Temmuz 2025 | Suriye Dışişleri Bakanı’nın Moskova ziyareti. | Dışişleri Bakanı Esad El-Şibani, Putin ve Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile görüştü. | Yeni hükümetten bir üyenin Moskova’ya ilk resmi ziyareti. İlişkilerin yeniden inşası ve Esad rejimiyle yapılan önceki anlaşmaların iptali müzakereleri. |
| Temmuz 2025 | Suriye Savunma Bakanı’nın Moskova ziyareti. | Savunma Bakanı Merhaf Ebu Kasra ve Rus yetkililer görüştü. | Askeri iş birliğine yönelik önemli müzakereler. |
| Ekim 2025 | Suriye askeri heyetinin Moskova ziyareti. | Suriye Ordusu Genelkurmay Başkanı Birinci Komutan Ali El-Nesan ve General Kornbinko liderliğindeki Rus heyeti. | Hava birimleri, topçu, zırhlı araçlar ve lojistik geliştirme müzakereleri. Heyet, Rus hava savunma sistemleri, insansız hava araçları ve zırhlı araçlarla tanıştı. Askeri ve güvenlik iş birliğinin güçlendirilmesine, özellikle İsrail baskılarına karşı vurgu yapıldı. |
| Ekim 2025 (planlandı) | Suriye geçici Devlet Başkanı’nın Moskova ziyareti. | Suriye geçici Devlet Başkanı Colani. | 15 Ekim için planlanmış, Rus askeri üsleri, Esad döneminden kalan borçlar ve iptal edilen ekonomik anlaşmalar gibi kalan konuların müzakeresi. |
SURİYE REJİMİNİN ÇÖKÜŞÜNDEN SONRA SURİYE’DEKİ RUS VARLIĞI
Suriye rejiminin çöküşünden önce Rus güçleri bölgede yoğun bir şekilde konuşlandırılmıştı. Rus askeri polis güçlerinin üs ve noktalarının sayısı 114’e ulaşmıştı. Bunların dağılımı şöyleydi: 21 ana üs ve 93 yardımcı askeri nokta veya mevzi. Suriye genelinde Rus güçlerinin dağılımı ise şu şekildeydi: Hama 17, Lazkiye 15, Hesekê 14, Kuneytra 13, Halep 12, Şam kırsalı 8, Dêrazor 8, Rakka kırsalı 8, İslib 6, Humus, 4, Dera 3, Başkent Şam’da 2, Süveyda 2, Tartus 2 yerde konumlanmışlardı.
Suriye rejiminin çöküşünden sonra Rus güçleri Suriye topraklarındaki varlıklarını azalttı ve yalnızca belirli üslere konuşlandılar:
Himeimim Hava Üssü: Lazkiye bölgesinde bulunan ve eski Bassel al-Assad hava üssü olarak bilinen bu üs; Rus uçaklarının ana hava üssü olan ve eski Sovyetler Birliği dışındaki en büyük Rus üssü olarak kabul edilen üs. Ayrıca Su-24M ve Su-25SM bombardıman uçakları ile Mi-24PN ve Mi-8AMTSh helikopterlerini barındıran üs, Rusya’nın bölgesel güç projeksiyonunun temel direği.
Qamışlo Üssü: Heseke bölgesinde bulunan, havalimanı ve hava savunma alanlarını içeren üs.

Tartus Deniz Üssü: Rusya’nın Tartus Deniz Üssü’nde sınırlı sayıda askeri personeli bulunmaya devam ediyor. Ancak bu varlık, Aralık 2024’te Beşar Esad rejiminin çöküşünden sonra önemli ölçüde azalmış durumda. Üs, Rusya’nın Akdeniz’deki tek kalıcı deniz lojistik noktası olarak stratejik önem taşıyordu, fakat yeni Suriye geçici hükümeti 22 Ocak 2025’te Rusya ile yapılan 49 yıllık kira anlaşmasını feshederek Rus askeri varlığını sonlandırdı. Buna rağmen, tam bir tahliye tamamlanmamış; kalan personel ağırlıklı olarak lojistik ve bakım görevlerinde. Geçtiğimiz günlerde Ruslar Tartus deniz üssüne yeni takviyeler gerçekleştirdi.

RUSLARIN SURİYE’DEKİ VARLIĞININ DEVAMININ NEDENLERİ
Rusların 2015 yılından itibaren Suriye’deki müdahalesi ve Beşar Esad rejimine verdiği destek, rejimin Aralık 2024’te çöküşüne kadar devam etti. Ekonomik yetkililere göre, Rusların Suriye’deki borçları 20-23 milyar dolar civarına ulaştı. Bu borç, rejimin 15 yıl boyunca iç savaşta desteklenmesiyle oluştu. Aynı zamanda, Rusların borçları 2005 yılına kadar uzanıyor; çünkü Rusya, Suriye’nin silah ve ekonomik destek açısından ana kaynağıydı.
2005 yılında, Rusların Suriye’deki borçlarının değeri yaklaşık 13 milyar dolara ulaşmıştı ve Suriye bu miktarı Rusya’ya geri ödeyecek güce sahip değildi. Bu nedenle, Ruslar bu borçları, Suriye’nin stratejik ekonomik ayrıcalıklar vermesi karşılığında yeniden yapılandırdı.
Suriye krizi sırasında ve Rusların Suriye krizine resmen müdahil olmasının ardından, Ruslar bazı önemli noktaları ele geçirdi. Bunlar arasında Hmeimim Hava Üssü ve Tartus’taki deniz limanı yer alıyor. Bu, Rusların 49 yıl boyunca askeri faaliyetlerini sürdürebileceği bir anlaşma ile yapıldı.
SON MOSKOVA ZİYARETİNDE ORTAYA ÇIKAN DETAYLAR
2 Ekim 2025 tarihinde, Suriye Savunma Heyeti’nin resmi bir heyeti, Genelkurmay Başkanlığı Komutanlığı Başkanı Tuğgeneral Ali el-Nasaan liderliğinde Moskova’ya ulaştı. Karşılamada, Rusya Savunma Bakan Yardımcısı Yunus Bek Yefkirof yer aldı. Elde edilen bilgilere göre, bu ziyaret, Rusya ve Suriye Savunma Bakanlıkları arasında koordinasyon mekanizmalarını geliştirmek çerçevesinde gerçekleşti.

Ziyarette dikkat çeken adımlardan biri, Suriye Savunma Bakanlığı ilişkiler yönetiminden sorumlu yetkili Asim Gelyûn’un, sosyal medya hesabından bir fotoğraf paylaşmasıydı; arkasında S-300 silahı görülüyor ve hesabına şu notu düştü: (“Şimdi Rusya’da ve yakında Suriye’de olacak”).
Aynı zamanda bir başka nokta da, Savunma Bakan Yardımcısı Fehim İsa ve Türk istihbaratına bağlı Sultan Murad çete grubu liderlerinin yeniden kamera önüne çıkmasıydı. Bilindiği üzere MİT’e bağlı Fehim İsa başta olmak üzere Sultan Murad çete grubu Efrin ve Serêkaniye’de Kürt halkına yönelik katliam saldırılarında bizzat rol almış ve işgalden sonra uyguladıkları insanlık dışı suçlardan kaynaklı yaptırım listesine alınmışlardı.

SURİYE KRİZİNİN 15 YILINDA RUSLARIN ROLÜ VE ŞAM HÜKÜMETİNDEKİ ÇATIŞMALAR
Suriye krizinin 15 yılı boyunca, özellikle Suriye halkı için Rusya en büyük tehdit oldu. Suriye halkının çoğu, Rusların halkı öldürdüğünü ve ülkeyi tahrip ettiğini düşünüyor; bu görüş özellikle kriz yıllarında İdlib’e gönderilen grupların yaptığı anlaşmalarda Rusların rolüne dair söylemlerde öne çıkıyor.
Bu ziyaretler ve yakınlaşmalar, Şam hükümeti içindeki bazı çatlakların ortaya çıktığı bir dönemde gerçekleşti. Hükümet içinde artık iki farklı dalga belirginleşiyor: Biri, Dışişleri Bakanı Esad El-Şibani’nin kontrol ettiği, yumuşak diplomasi yanlısı ve Amerika ile Avrupa’ya yakın olan dalga; diğeri ise sert bir paradigmayı benimseyen ve Savunma Bakanı Murhaf Ebu Kasra, Suriye İstihbarat Sorumlusu Hüseyin Selame ve İçişleri Bakanı Enas Hattap tarafından yönetilen dalga.
Şüphesiz, Irak istihbaratının, Colani aleyhine yapılan tasfiye girişimlerini ortaya çıkarması, özellikle bu girişimlerin daha önce HTŞ içinde yer alan kişiler tarafından yapıldığının öğrenilmesi, Şam hükümetinin artık bir bölünmeye doğru gittiğini gösteriyor.
Bu nedenle, ortaya çıkan çatışmalarda Türklerin bu durumdan faydalanmaması isteniyor. Çünkü Türklerin Suriye kararları üzerindeki etkisine dair bilgiler olsa da, şu ana kadar HTŞ yapısı içinde Türklerin henüz ulaşamadığı gizli noktalar bulunuyor. Türklerin bu adımları atmasının, Amerika ve Avrupa’ya bağlı dalgayı zayıflatmak için yapılmış olabileceği ihtimali mevcut.
TÜRKİYE İLE YENİ DENGELER
Suriye, Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin hem gerilim hem de iş birliği merkezi. Geçmişte, Rusya Esad rejimini desteklerken, Türk devleti sözde muhalifleri (HTŞ, Suriye Milli Ordusu) destekledi. Astana Süreci (2017) ile çatışmasızlık bölgeleri (İdlib) oluşturuldu, ancak Rus uçakları ve Türkiye’nin operasyonları gerilimi sürdürdü.
2024-2025 Gelişmeleri: Esad’ın Aralık 2024’te devrilmesiyle Rusya üslerini azalttı, Türkiye ise HTŞ lideri Colani ile yakınlaştı. 2025’te Moskova’daki görüşmeler Geçici Şam hükümeti ile yapılan görüşmelerde askeri ve ekonomik işbirliğini hedeflendi. Türk devletinin hakimiyetini güçlendirmeye ve kalıcılaştırmaya çalıştığı Suriye’de Rusya pragmatik yöntemle ilişkileri devam ettirme arayışında.
SDG İLE ARABULUCULUKTAN İTTİFAKA
Rusya’nın Suriye Demokratik Güçleri (QSD) ile ilişkisi, Esad dönemi boyunca bile pragmatik bir karaktere sahipti.
Mart 2025’te QSD’nin Suriye geçiş hükümetinin güvenlik kurumlarına entegre edilmesi için imzalanan anlaşma, bölgedeki dinamikleri değiştiren önemli bir gelişme oldu.
Bu anlaşma, tüm Suriye topraklarında çatışmaları durdurmayı, Kürt toplumunun haklarını anayasal güvence altına almayı ve QSD’nin askeri yapısını devletin parçası haline getirmeyi amaçlıyordu.
Son dönemde, QSD ile Şam hükümeti arasında Mart 2025 anlaşmasına ilişkin tartışma ve gerilimler karşısında Rusya sessizliğini koruyor. Çünkü Şam geçici hükümetiyle çıkarları çerçevesinde anlaşamaması durumunda; bölgede askeri ve siyasi olarak temel bir güç haline gelen QSD’yi ittifak yapılacak bir güç pozisyonunda görmektedir.
Militan RÊHAT





