KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Polİtİk Analİz
  • Araştırmalar
  • Makaleler
  • Tüm Bölümler
    • Dizi Yazı
    • Kadın
    • Özgürlük Perspektifleri
    • Editörden
    • MİT Gerçekleri
    • Röportajlar
    • Dış Basından
    • Serbest Yazılar
KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster

Sömürgeciliğin Portresi

Dürüst bir tarih ve bilim yaklaşımıyla bakılırsa Kürdistan’daki sömürgeciliğin soykırımcı ve yok edici karakterinin ne olduğu daha iyi anlaşılacaktır.

26 February 2024
Kategori: Politik Analiz
287 16
1.7k
GÖRÜNTÜLEME
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın

Albert Memmi “Sömürgecinin Portresi, Sömürgeleştirilenin Portresi” adlı çalışmasında sömürgecilerin sömürge toplumlarda yaratmak istediklerine ilişkin şöyle bir belirleme yapar: “Sömürgeleştirmeye hoşgörü gösterdiği sürece sömürge insanının tek olası alternatifleri asimilasyon ya da donup taş kesilmektir” der.

Kürdistan’daki Sömürgecilik ‘biriciktir’ ve ayrıntılı incelemeyi gerektirir. Bu daha çok sosyologların, tarihçilerin ve entelektüeller işidir. Dürüst bir tarih ve bilim yaklaşımıyla bakılırsa Kürdistan’daki sömürgeciliğin soykırımcı ve yok edici karakterinin ne olduğu daha iyi anlaşılacaktır.

Kürdistan’daki sömürge durumunu İsmail Beşikçi “uluslararası sömürge” olarak tanımlar ve bu tanım doğruya yakın bir tanımdır. Kürdistan ülkesi yalnızca dört sömürgeci devlet arasında parçalanmış bir gerçeğe sahip değil; aynı zamanda bölgesel ve küresel güçler tarafından bu parçalanma hali garanti altına alınmış bir ülkedir. Kürt ve Kürdistan gerçeğinin güncel ve tarihsel durumu ancak bu temelde kavranırsa anlaşılır olur.

Toplumsal varlıklar ürettikleriyle kendilerini var ederler; üretimin en somut yaratımları dil ve kültür varlıklarıdır. Dilin varlığı insanı ve insanın üzerinde yaşamış olduğu coğrafya ile özdeşlik içinde gelişir. Toplumsal kültür ve yaşanmışlıklar coğrafyaya damgasını vurur. Toplumlar bir coğrafyada sadece yaşamazlar, o coğrafyayla ruhsal, bedensel ve kültürel bütünlük de sağlarlar. Bu bakımdan coğrafyaya saldırı tüm toplumsal varlığa karşı yapılan saldırıdır.

Kürdistan’daki sömürgeciliğin ideolojik arka planı ve iktidarın öyküsü yazılsa, herhalde toplumsal ve tarihsel gerçekliğin modern teorisinde çok garip ve acımasız hikâyelerle karşılaşırdık. Kürdistan’daki asimilasyon ve soykırımcılığın ideoloji ve iktidar boyutlarını çözümlemek sosyal bilim bakımından önemli bir konudur.  Fiziki soykırımcılık ve iktidar ideolojisi çok sıkı bağlantı içinde, birlikte ve senkronize bir olgu olarak; özellikle tahakkümle toplumu dizayn etmektedir. Devletlerin buradaki rolü şiddetin toplumda kurumlaştırmak ve ideolojik inşayı toplumsal mühendislik yoluyla tamamlamadır.

Sömürgecilerin Kürdistan’da coğrafik isimleri ve demografik değiştirmelere gitmek istemeleri de bu şekilde açıklanabilir kuşkusuz. Bu yaklaşımın kökünde yatan derin soykırımcılık anlaşılmadan Kürdistan’daki sömürgeci uygulamaların anlaşılmayacağını düşünüyorum. Bu basit bir yaklaşım değil. Sömürgeci güçlerin politikası, genel olarak, Kürdistan’daki ayrıcalıklarını kimseye kaptırmamak, tartıştırmamak, mevcut statüyü korumak ve soykırım ve asimilasyon siyasetini nihayete erdirmekten ibarettir. Bu siyaset için “Kürtler“in varlık olması, toplumsal haklarına kavuşması ve ilerlemesinden daha korkutucu ve korkunç bir şey yoktur. Bunun içindir ki Türk sömürgeciliği Kürtlük adına ne varsa yok edilmesini istiyor. Kuzey Kürdistan’da yürüttüğü soykırım ve asimilasyon siyaset ve tutum yetmiyor olacak ki, Rojava parçasına da tahammül edemiyor ve oradaki soykırım ve asimilasyonun yürütülmesinden de kendini sorumlu görüyor.

Türk devleti PKK’ye karşı olduğunu, Kürtlerle bir sorunu olmadığı yalanını habire tekrarlamaktadır, fakat ne hikmetse soykırımcı TC rejimi kuzey Kürdistan’daki soykırımla yetinmemiş olacak ki hızını alamadan Rojava Kürdistanı’nda da Kürt isim ve coğrafi yerlerinin adlarına da tahammül etmemektedir. Her ne kadar Kürt düşmanlığını PKK’yi gerekçe yaparak makyajlamaya kalksa da, makyaj tutmamakta, yalanın maskeli yüzündeki albenili boya yerle yeksan olmaktadır. Devletin asimilasyon ve soykırım siyaseti hızını alamadan Rojava’ya da uygulamak isteniyor. KOBANÊ’ye Kobanê denilmesine tahammül edemediği için, Suriye Baas rejiminin asimilasyon ve soykırım politikalarının bir yansıması olarak Kobanê için kulandığı Ayn-el Arap, Derik’e Malikiye, Girê Sipî’ye Tıl Abyad denilmesini dayatıyor.  Bu yerlerin gerçek, tarihî ve coğrafi isimlerini doğru telaffuz edenlere de tahammül edemiyor, saldırıyor ve suçluyor. Kürt düşmanlığı o kadar gözlerini kör, beyinlerini dumura uğratmış ki Kürt’e ait uzayda bile bir şey bulurlarsa kırmızı görmüş boğa gibi saldırmaktan imtina etmeyecekler. Türk devletinin AKP ve MHP ortaklığında iktidarı ele geçirmiş olan yeşil ve kırmızı faşizan kliği Kürtlük adına ne varsa tarihten silmek istiyor.

Harun ŞIKAKİ

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

Paylaş235Paylaş147
Önceki yazı

İşgalci TC’nin Misak-I Milli Sınırlarına Ulaşma Planına KDP’den Tam Destek- HABER ANALİZ

Sonraki Haber

Rusya-İran-Suriye-TC Arasında Gizli İstihbarat Ofisi Kuruldu- ÖZEL HABER

Son HABERLER

Politik Analiz

19 Temmuz Devrimi: Bir Halkın Hafızası, Kazanımları ve Geleceğe Dair Dersler

Yayınlayan Lêkolîn
19 July 2026
0
1.4k

Kürt halkı, özellikle son yüzyılda...

Daha fazla okuDetails

Hazreti İbrahim’in Mirası, Kürtler, Yahudiler ve Ortadoğu’da Demokratik Barış Arayışı

15 July 2026
1.6k

Temmuz Sıcağında Özgürlük

14 July 2026
1.5k

İbrahimi Anlaşma, NATO ve Entegrasyon: Ortadoğu’da Yeni Dönemin Kırılma Hatları-EDİTÖRDEN

2 July 2026
1.6k

Öne Çıkan Yazılar

  • MİT ve Parastin’ın Yeni Ajan Ağını Deşifre Ediyoruz!- ÖZEL HABER

    846 Paylaşım
    Paylaş 338 Paylaş 212
  • MİT’in İran İle İş birliği Ve Aşiretler Üzerindeki Planları- HABER ANALİZ

    567 Paylaşım
    Paylaş 227 Paylaş 142
  • Emperyalist Komploya İlişkin Bazı Notlar

    12826 Paylaşım
    Paylaş 5130 Paylaş 3207
  • TC Savaş Suçu İşlemeye Devam Ediyor!- ÖZEL DOSYA

    12765 Paylaşım
    Paylaş 5106 Paylaş 3191
  • İşgalci TC Okulları DAİŞ Eğitim Merkezine Dönüştürdü-ÖZEL HABER

    12623 Paylaşım
    Paylaş 5049 Paylaş 3156

Bir Devrimin Sessiz Gücü

‘Önderliğinden Savaşçısına Kadar Demokratik Siyasete Katılımı Sağlayacak Bir Yasa Çıkarılmalı’

KCK: Rojava Halkımız Kazanımlarını Rêber Apo Çizgisinde Koruyup Geliştirmesini Bilecektir!

19 Temmuz Devrimi: Bir Halkın Hafızası, Kazanımları ve Geleceğe Dair Dersler

Demirtaş: Önder Apo’nun İçinde Olmadığı Her Türlü Gelişmeyi Kuşkuyla Karşılarız

Kalkan: Barışın Kilit Noktası İmralı, Siyasetin Önü Açılmalı

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi | Lekolin

© 2025 Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

KÜRDİSTAN ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Yorum İlkesi

Takip Et

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç