KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Polİtİk Analİz
  • Araştırmalar
  • Makaleler
  • Tüm Bölümler
    • Dizi Yazı
    • Kadın
    • Özgürlük Perspektifleri
    • Editörden
    • MİT Gerçekleri
    • Röportajlar
    • Dış Basından
    • Serbest Yazılar
KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster

Suriye’de Demokrasi Arayışı

Suriye siyasi tarihi dış müdahale, darbe, sınıf mücadeleleri ve otoriterleşme süreçleriyle şekillenmiştir. Bundan dolayı bu ülkede yönetim ve demokrasi meselesini sadece seçimlerle sınırlı tutmak eksik kalacaktır.

22 April 2026
Kategori: Politik Analiz
270 11
1.6k
GÖRÜNTÜLEME
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın

HTŞ güçlerinin 6 Ocak 2026’da Kuzeydoğu Suriye bölgelerine yönelik başlattığı ve 22 gün süren saldırılardan sonra 29 Ocak’ta QSD il Suriye geçici yönetimi arasında ateşkes anlaşması imzalandı. Buna göre Rojava bölgesi Demokratik Entegrasyon çerçevesinde Suriye yönetimine entegre edilecek. Entegrasyon maddelerine göre Rojava bölgesine Suriye askeri girmeyecek, QSD Tugaylar şeklinde örgütlenecek, bölge asayişi yerel insanlardan oluşacak ve bölge halkları kendi kendini yönetecek.

Her ne kadar 29 Ocak Entegrasyon anlaşmasının üzerinden yaklaşık üç ay gibi bir zaman geçmişse de anlaşmanın gerekliliklerini yerine getirmeye dönük diyalogun hala devam ettiğini belirtmek mümkün. Geçen zaman içerisinde askeri entegrasyonun pratik uygulamaları yapılan atama ve oluşturulan tugaylarla belli bir karşılık bulmuşsa da idari, eğitim, siyasi ve toplumsal alana dair diyalog ve tartışmalar hala devam ediyor.

Özellikle 16 Nisan’da Şam’da, Suriye Demokratik Güçleri (QSD) Komutanı Mazlum Abdi, Özerk Yönetim Dış İlişkiler Sorumlusu İlham Ahmed ile Geçici Şam Hükümeti Başkanı Ahmed Şara, Dışişleri Bakanı Esad Şeybani ve Cumhurbaşkanı Danışmanı Ziyad el-Ayiş’in bir araya geldiği tartışmalarda idari entegrasyona dair somut kararlara ulaşıldığı belirtiliyor.

Buna göre Suriye parlamentosuna Hesekê Valilik Bölgesine en az 10 sandalye ayrılacak. Daha önce Efrin bölgesinden 3 kişi parlamentoya atanmış ve Kobanêye de kota ayrılmıştı. Elimize ulaşan bilgilere göre Rojava’da yakın zamanda parlamento seçimi için çalışmalar başlayacak. Bölgede gündem olan bu tartışmalar ışığında günümüze de ışık olacak Suriye de idari yönetim ve parlamento tarihine bakmakta fayda var.
1500’lerde Osmanlı İmparatorluğu denetimine giren Suriye, 1918’de Osmanlı’nın çekilmesine kadar Beyrut, Halep, Şam vilayetleri şeklinde parçalı olarak yönetildi. Suriye coğrafyasında Arap, sunni, alevi, dürzi, Kürt, Türk, Hıristiyan topluluklar gibi geniş bir çeşitlilik olduğundan kaynaklı homojen bir siyasal oluşumdan bahsedilemez.

Osmanlı İmparatorluğu’nun çekilmesinden sonra Fransa’nın denetimine giren bölgede gelişen milliyetçi akımların ve mandacılığa karşı arap aşiretleri öncülüğünde 1925’te bir isyan dalgası başlar. Fakat bu isyan Fransa mandası tarafından kısa sürede bastırılır. Fransızlar coğrafyadaki toplulukların çeşitliliğinden faydalanarak bölgeyi Dürzi Devleti, Alevi Devleti, Şam Devleti gibi sözde sıfatlarla ama otoriter bir yapıyla 1946’ya kadar yönetti.

DEMOKRASİ YERİNE OTORİTER DİKTATÖRLÜK SİSTEMİ BAŞLAMIŞTI

İkinci dünya savaşında Almanya tarafından işgal edilen Fransa, savaşın ardından zayıf düştüğü için Suriye’de tutunamadı ve 1946’da çekilmek zorunda kaldı. Bu tarih aynı zamanda Modern Suriye tarihinin de başlangıcı sayılır. Suriye 1949’a kadar kağıt üzerinde de olsa sınırlı yetkileri olan bir cumhurbaşkanı (Şükrü el – Kuvvetli) ve farklı muhalefet partilerini barındıran bir parlamento sahibiydi. Fakat 1949 yılında art arda gelişen üç ayrı darbe ile demokrasi ile daha tanışamayan bir ülkenin otoriter diktatörlük sistemi resmen başlamış oluyordu.

1954 yılında Suriyeliler ayaklanıp darbeci yönetimi (Edib Çiçekli) ülkeden kovsa da tekrar dönülen parlamenter sistem artık Suriye’de bir istikrar sağlayamadı.  1958 yılında Suriye ve Mısır Cemal Abdunasır liderliğinde birleşerek Birleşik Arap Cumhuriyetini kurdu. 3 yıl devam eden bu birliktelik 1961 yılında birlikten memnun olmayan subaylar tarafından yapılan bir darbeyle Suriye tekrar ayrı bir devlete dönüştü.

BİR DARBECİDEN BAŞKA BİR DARBECİYE GEÇTİ

1963 yılında kendisini sosyalist olarak tanımlayan BAAS partisinin gerçekleştirdiği bir darbeyle Suriye 2024 yılına kadar sürecek bir darbe yönetimine geçiş yaptı.  Fakat darbenin anlamı Suriye’de, Ordunun dışarıdan iktidara müdahale etmesi anlamına gelmiyor. İktidardaki partinin içinde bir grubun diğer gruptan veya kişiden silah zoruyla iktidarı ele geçirme anlamını da taşıyor.  Nitekim 13 Kasım 1973’te savunma bakanı olan Hafız Esad’ın Salah Cedid’i iktidardan indirip hapse atması da Suriye’deki bu darbe çeşidinin son biçimiydi.

Hafız Esad’la birlikte Suriye’de parti, ordu ve istihbarat birleşimiyle merkezi ve otoriter bir yönetim biçimi kalıcılaştı. Böylece devlet, güvenlik aygıtları ve parti iç içe geçerek güçlü bir yönetim mekanizması oluşturdu.  Bu dönemde: siyasal çoğulculuk ortadan kaldırıldı, sendikalar ve sivil toplum devlet kontrolüne alındı ve muhalefet bütünen bastırıldı.

Suriye’de her ne kadar 250 sandalyesi olan Halk Meclisi (Meclis el -Şaab) adını taşıyan bir parlamento olsa da bunun sadece kağıt üstünde kaldığını belirtmek mümkün. BAAS yönetim tarihi boyunca 4 yılda bir yapılan seçimlerde parlamenterlerin büyük çoğunluğu BAAS’lılardan seçiliyordu. Sözde bütçeyi onaylama, kanun yapma ve hükümeti denetleme görevi olan halk meclisi özde cumhurbaşkanlığının denetimindeki bir organ misyonunun dışına çıkamıyordu.

GERİ ZİHNİYETLİ BİR DİKTATÖRE EVRİLDİ

8 Aralık 2024’te BAAS rejiminin çöküşü ve Beşar Esad’ın Moskova’ya kaçışından sonra yönetimi devralan Ahmed El Şara ve ekibi 5 Ekim 2025’te dolaylı bir parlamento seçimine gitti. 210 sandalye olarak belirlenen halk meclisinde 140 parlementer seçimle seçilecek, 70 parlamenter de Ahmed El Şara tarafından atanacaktı. Fakat şuan itibariyle 122 parlamenter seçilmişken, El Şara’nın atayacağı 70 kişi hala görevlendirilmiş değil. Bundan kaynaklı Halk Meclisi şu anda fiilen kapalı.

Yakın zamanda idari yönetim ve Kürdistani bölgelere ayrılan meclis üyelikleri boyutunda bazı atama ve gelişmeler olsa da, sahada net ve somut adımlar hala görünmüyor. Bir süredir Şam’dan görevlendirilen bir heyet, Özerk yönetimden görevlendirilen bir heyetle birlikte seçim ve parlamento temsilciliklerini belirlemek için çalışmalara başladı. Cizre bölgesi için 10 ila 16 sandalye üzerine tartışmaların sürdüğü biliniyor. Fakat bunun demokrasiye nasıl evrileceği hala belirsiz.

Sonuç olarak Suriye siyasi tarihi dış müdahale, darbe, sınıf mücadeleleri ve otoriterleşme süreçleriyle şekillenmiştir. Bundan dolayı bu ülkede yönetim ve demokrasi meselesini sadece seçimlerle sınırlı tutmak eksik kalacaktır. Ekonomik adalet, toplumsal eşitlik ve bağımsız politika gibi olgularla birlikte değerlendirmek daha açıklayıcı olacaktır.

Roger ROJİYAN

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

Paylaş218Paylaş137
Önceki yazı

Türkiye’nin Sessiz Planı: Suriye’de Harita Mülkiyet İle Yeniden Çiziliyor

Sonraki Haber

Sosyoloji, İktidar ve Orta Doğu Üzerine

Son HABERLER

Politik Analiz

19 Temmuz Devrimi: Bir Halkın Hafızası, Kazanımları ve Geleceğe Dair Dersler

Yayınlayan Lêkolîn
19 July 2026
0
1.4k

Kürt halkı, özellikle son yüzyılda...

Daha fazla okuDetails

Hazreti İbrahim’in Mirası, Kürtler, Yahudiler ve Ortadoğu’da Demokratik Barış Arayışı

15 July 2026
1.5k

Temmuz Sıcağında Özgürlük

14 July 2026
1.5k

İbrahimi Anlaşma, NATO ve Entegrasyon: Ortadoğu’da Yeni Dönemin Kırılma Hatları-EDİTÖRDEN

2 July 2026
1.6k

Öne Çıkan Yazılar

  • MİT ve Parastin’ın Yeni Ajan Ağını Deşifre Ediyoruz!- ÖZEL HABER

    842 Paylaşım
    Paylaş 337 Paylaş 211
  • MİT’in İran İle İş birliği Ve Aşiretler Üzerindeki Planları- HABER ANALİZ

    562 Paylaşım
    Paylaş 225 Paylaş 141
  • Demirtaş: Önder Apo’nun İçinde Olmadığı Her Türlü Gelişmeyi Kuşkuyla Karşılarız

    507 Paylaşım
    Paylaş 203 Paylaş 127
  • Hazreti İbrahim’in Mirası, Kürtler, Yahudiler ve Ortadoğu’da Demokratik Barış Arayışı

    540 Paylaşım
    Paylaş 216 Paylaş 135
  • Emperyalist Komploya İlişkin Bazı Notlar

    12779 Paylaşım
    Paylaş 5112 Paylaş 3195

KCK: Rojava Halkımız Kazanımlarını Rêber Apo Çizgisinde Koruyup Geliştirmesini Bilecektir!

19 Temmuz Devrimi: Bir Halkın Hafızası, Kazanımları ve Geleceğe Dair Dersler

Demirtaş: Önder Apo’nun İçinde Olmadığı Her Türlü Gelişmeyi Kuşkuyla Karşılarız

Kalkan: Barışın Kilit Noktası İmralı, Siyasetin Önü Açılmalı

MİT’in İran İle İş birliği Ve Aşiretler Üzerindeki Planları- HABER ANALİZ

Hazreti İbrahim’in Mirası, Kürtler, Yahudiler ve Ortadoğu’da Demokratik Barış Arayışı

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi | Lekolin

© 2025 Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

KÜRDİSTAN ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Yorum İlkesi

Takip Et

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç