KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Polİtİk Analİz
  • Araştırmalar
  • Makaleler
  • Tüm Bölümler
    • Dizi Yazı
    • Kadın
    • Özgürlük Perspektifleri
    • Editörden
    • MİT Gerçekleri
    • Röportajlar
    • Dış Basından
    • Serbest Yazılar
KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster

Tarihi Canlı Yaşamak; Ya da ‘Tarih Şimdi’dir Diyebilmek

Tarih, hazır olanları ilerletir; hazırlıksız olanları ise geride bırakır. Özgürlük ise kararlı olanlarındır. Şimdi İnşa vaktimizdir.

13 April 2026
Kategori: Politik Analiz
281 6
1.6k
GÖRÜNTÜLEME
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın

İçinde yaşadığımız dönem sıradan bir zaman dilimi değildir. Tarih, kimi anlarda hızlanır; gelişmeler ardı ardına gelir ve toplumların kaderini belirleyecek yeni eşikler ortaya çıkar. Bugün tam da böyle bir süreçten geçiyoruz. Bu nedenle “tarih” artık geçmişte kalan bir anlatı değil, her gün yeniden yazılan canlı bir gerçekliktir.

Bu yüzden bugün için en doğru söz şudur: Tarih Şimdi’dir ve onu yaşayanlar belirler. Biz Kürtler açısından bu gerçeklik daha da yakıcıdır. Çünkü tarihimiz, fırsatların doğru değerlendirilmediği anlarda ağır bedeller ödendiğini; örgütlü olunduğunda ise en zor koşulların bile aşılabildiğini defalarca göstermiştir. Bu nedenle her an hazırlıklı olmak, yalnızca bir tercih değil; varoluşsal bir zorunluluktur. Hazırlıklı olmak, ekmek ve su kadar hayati bir ihtiyaçtır.

Bugün Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler, bölgesel dengelerin hızla değiştiğini açıkça ortaya koymaktadır. Uluslararası güçler arasındaki gerilimler, bölgesel çatışmalar ve yeni ittifak arayışları, Kürt halkını doğrudan etkileyen bir süreci beraberinde getirmektedir. Aynı şekilde Kuzey Kürdistan’da devlet ile özgürlük hareketi arasında gelişen diyalog arayışları da yeni siyasal ve toplumsal denklemler yaratmaktadır. Bu gelişmeler, yalnızca diplomatic temaslar olarak görülmemeli; tarihsel sonuçlar doğurabilecek bir sürecin işaretleri olarak değerlendirilmelidir.

Ancak tarih bize önemli bir uyarı da yapmaktadır. Yakın geçmişte “çözüm süreci” olarak adlandırılan dönemin ardından yaşananlar, örgütlü hazırlığın ve toplumsal bilinçlenmenin ne kadar belirleyici olduğunu açık biçimde ortaya koymuştur. O dönem yaşanan yıkımlar ve ağır bedeller, hafızamızda hâlâ canlıdır. Bu nedenle bugün gelişen sürece yalnızca umutla değil, aynı zamanda deneyimle, hafızayla ve örgütlü bilinçle yaklaşmak zorundayız.

Bu noktada kendimize açık ve ve cesur sorular sormak gerekir:

-Kuzey’de siyasal ve toplumsal örgütlenme düzeyimiz bugün hangi noktadadır?

-Toplumla bağlarımız ne kadar güçlüdür?

-Yerel örgütlenmelerimiz ne kadar canlı ve işlevseldir?

-Gelişen süreci doğru okuyabiliyor ve buna uygun hazırlık yapabiliyor muyuz?

Bu soruların cevapları, geleceğimizi belirleyecek ölçütlerdir. Çünkü tarihsel süreçler yalnızca büyük kararlarla değil, günlük pratik örgütlenmelerle şekillenir. Bugün en büyük risklerden biri rehavet ve dağınıklıktır. Mücadele tarihinin gösterdiği en temel gerçeklerden biri şudur: Tehlike çoğu zaman geri çekilme anlarında değil, rahatlama anlarında büyür. Eğer örgütlü bilinç zayıflarsa, en güçlü kazanımlar bile kısa sürede kaybedilebilir.

Bu nedenle yapılması gereken şey açıktır:

İlan etmekten önce inşa etmek.

Söylemekten önce örgütlemek.

Beklemekten önce hazırlanmaktır.

Gerçek güç, bir yapının adını koymakta değil; o yapıyı ayakta tutacak bilinçli, örgütlü ve kararlı bir toplumsal zemin oluşturmaktadır. Bu nedenle bugün en önemli görevimiz, sonuçları ilan etmek değil; temelleri sağlam atmaktır.

İnşa edebilecek tüm yoldaşlarımıza bu süreçte mutlaka ulaşabilmeliyiz. Küslük, kırgınlık ve uzaklaşma gibi duygulara bu dönemde yer olmamalıdır. Hiç kimsenin kendi evine, kendi toplumuna ve kendi mücadelesine küsecek bir hakkı yoktur. Çünkü bu mücadele bireysel değil, kolektif bir varoluş mücadelesidir. Her bir arkadaşımıza ulaşmak, gelişen süreci doğru biçimde anlatmak ve birlikte anlamlandırmak zorundayız. Süreci anlamak kadar, onu doğru uygulamak da hayati önemdedir. Bunun için geçmişte mücadelenin ilk dönemlerinde ortaya çıkan o heyecanı, o inancı ve dayanışma ruhunu yeniden büyütmeliyiz. Mücadele, sözlerle değil; küçük ama sürekli adımlarla güçlenecektir.

Bulunduğumuz her yerde, koşullar ne olursa olsun, örgütlü yaşamı kurabilmeliyiz. Yerelde dayanışma ağlarını güçlendirmek, birbirimizden haberdar olmak ve ortak hareket edebilmek, toplumsal direncin temelidir. Çünkü örgütlülük yalnızca bir yapı değil; aynı zamanda bir bilinç, bir sorumluluk ve bir yaşam biçimidir.

Tarih, hazır olanları ilerletir; hazırlıksız olanları ise geride bırakır. Özgürlük ise kararlı olanlarındır. Şimdi İnşa vaktimizdir.

Serhed RONÎ

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

Paylaş223Paylaş140
Önceki yazı

Önderliğin Ortak Vatan Ve Demokratik Cumhuriyet Paradigması

Sonraki Haber

Kalkan: Demokratik Değişime Ayak Direyenler Kaybedecek

Son HABERLER

Politik Analiz

19 Temmuz Devrimi: Bir Halkın Hafızası, Kazanımları ve Geleceğe Dair Dersler

Yayınlayan Lêkolîn
19 July 2026
0
1.4k

Kürt halkı, özellikle son yüzyılda...

Daha fazla okuDetails

Hazreti İbrahim’in Mirası, Kürtler, Yahudiler ve Ortadoğu’da Demokratik Barış Arayışı

15 July 2026
1.5k

Temmuz Sıcağında Özgürlük

14 July 2026
1.5k

İbrahimi Anlaşma, NATO ve Entegrasyon: Ortadoğu’da Yeni Dönemin Kırılma Hatları-EDİTÖRDEN

2 July 2026
1.6k

Öne Çıkan Yazılar

  • MİT ve Parastin’ın Yeni Ajan Ağını Deşifre Ediyoruz!- ÖZEL HABER

    842 Paylaşım
    Paylaş 337 Paylaş 211
  • MİT’in İran İle İş birliği Ve Aşiretler Üzerindeki Planları- HABER ANALİZ

    562 Paylaşım
    Paylaş 225 Paylaş 141
  • Demirtaş: Önder Apo’nun İçinde Olmadığı Her Türlü Gelişmeyi Kuşkuyla Karşılarız

    507 Paylaşım
    Paylaş 203 Paylaş 127
  • Hazreti İbrahim’in Mirası, Kürtler, Yahudiler ve Ortadoğu’da Demokratik Barış Arayışı

    540 Paylaşım
    Paylaş 216 Paylaş 135
  • Emperyalist Komploya İlişkin Bazı Notlar

    12779 Paylaşım
    Paylaş 5112 Paylaş 3195

KCK: Rojava Halkımız Kazanımlarını Rêber Apo Çizgisinde Koruyup Geliştirmesini Bilecektir!

19 Temmuz Devrimi: Bir Halkın Hafızası, Kazanımları ve Geleceğe Dair Dersler

Demirtaş: Önder Apo’nun İçinde Olmadığı Her Türlü Gelişmeyi Kuşkuyla Karşılarız

Kalkan: Barışın Kilit Noktası İmralı, Siyasetin Önü Açılmalı

MİT’in İran İle İş birliği Ve Aşiretler Üzerindeki Planları- HABER ANALİZ

Hazreti İbrahim’in Mirası, Kürtler, Yahudiler ve Ortadoğu’da Demokratik Barış Arayışı

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi | Lekolin

© 2025 Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

KÜRDİSTAN ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Yorum İlkesi

Takip Et

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç