KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Polİtİk Analİz
  • Araştırmalar
  • Makaleler
  • Tüm Bölümler
    • Dizi Yazı
    • Kadın
    • Özgürlük Perspektifleri
    • Editörden
    • MİT Gerçekleri
    • Röportajlar
    • Dış Basından
    • Serbest Yazılar
KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster

Ulus Devletin Gölgesinde Kadınlar

27 April 2020
Kategori: Kadın
253 16
1.5k
GÖRÜNTÜLEME
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın

09 Ocak 2010 Cumartesi Saat 10:40

Ulus devletlerin doğuş süreci ve feminist bilincin gelişimi arasında ne kadar yakın bir bağ varsa da, aynı ulus devletlerin kadını dışlayan yüzünün de

Ulus devletlerin doğuş süreci ve feminist bilincin gelişimi
arasında ne kadar yakın bir bağ varsa da, aynı ulus devletlerin kadını dışlayan
yüzünün de görmezden gelinemeyecek bir durum olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu
durum her ne kadar kadınları mevcut durumun sert bir eleştirisine götürse de
yeni doğmuş tüm ulus devletler günümüze kadar da kadınlara ayrımcılık yapmaya
devam etmiştir. Daha 17. yüzyılda Mary Astell, J. Locke’a ‘Eğer bütün insanlar
doğuştan özgürse nasıl oluyor da kadınlar köle doğuyor?’ diye sorarken doğal ve
evrensel haklar teorisinin gelişimindeki tutarsızlığı da dikkat çekmiş
oluyordu. Bu ve buna benzer çabalara rağmen eşit haklar, eğitim,
hukuksal-toplumsal eşitlik, siyasal oy hakkı talebi gibi önemli talepler ancak
19. yüzyıl ortalarında güçlü bir ifadeye kavuşmuştur. Bu süreçler boyunca bu
talepler göz ardı edilerek aile ve ulusun erdemli anneleri olma misyonu bolca
milliyetçi öğelerle bezenmiş ve neredeyse tüm ulus-devletlerin ortak özelliği
haline getirilmiştir. Partha Chatterjee bu durumu ‘Kadın özgürleşmesinin
ulusal-tarihsel hedefler içerisinde eritilmesi ve kadının ikincilik konumunun
ulusal-tarihsel hedefler içerisinde eritilmesi ve kadının ikincillik konumunun
yeni bir şekilde meşrulaştırılması’ olarak tanımlarken bu gerçeğe de açık bir
vurgu yapmıştır. Artık kadın üzerindeki örtü devlet ve millet örtüsüdür.

Diğer ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de devletin
modernleşmesine paralel olan süreç kadınların bazı hukuksal güvencelere
kavuşmasını sağlarken diğer yandan onları devletin aile ve milli
politikalarının araçları olarak ele alınmalarını güçlendiren, kadının
özbilincinin gelişmesini ve sorgulayıcılığını engelleyen bir çerçeve
sağlamıştır. Artık kadın, ulusun bütünlüğünün temel harcı konumuna gelirken,
gelişen feminist bilinç de onun gölgesinden kurtulamamıştır. Kuşkusuz aynı
zeminde yeni doğan devletin ataerkilliği de kadınlık metaforundan milli birlik
ve düzenin istikrarının sağlanması açısından faydalanmıştır. Kadın hem devlet
hem de cemaat merkezli politikaların nesnesi konumuna getirilmiştir. Bir
zamanlar Aristoteles’in sistemlileştirdiği doğa tarafından ‘doğurmak’ için
yaratılmış olan kadınlar, milli bilincin özü olmakta ve vatanı koruyacak, milli
vazifeleri yerine getirecek oğullar yetiştirmekle sorumlu kılınmaktadır. Özellikle
1950’lerde kapitalizmin Türkiye’ye girmesiyle oligarşik bir nitelik kazanmaya
başlayan cumhuriyetin yaşadığı çalkantıyla demokrasinin zayıflaması kadınlara
da yansımıştır. Her ne kadar 1960’lardaki devrimci dalgalanmadan etkilenmiş
kadınlar olmuşsa da sistemin, erkeğin doğru ve güçlü tahlilini yapamama bağımlı
bir duruşu açamamayı getirmiştir. 12 Eylül Darbesi sonrası gelişen
politikalarla da kadın sosyal, siyasal, ekonomik ve manevi temellerden yoksun
bırakılarak şoven politikaların basit bir aracı olmaya devam etmiştir. Bunun
belki de en somut örneği, İzmir’deki faşist linç saldırısında öne çıkan kadın
tiplemesidir.

Son yıllarda kadın haklarını savunan dernekler, vakıf ve
feminist örgütlülükler oluşmuşsa da bunlar da mevcut sorunlara çözüm üretecek
gücü, irade ve inisiyatifi henüz yakalayamamıştır. Diğer taraftan Kürt
kadınının görkemli uyanışı, Türk kadın hareketinin önünü açan, tetikleyici bir
faktör iken, mevcut şoven politikaların etkisi ve Kürt kadın hareketini salt
kimlik sorunu çerçevesinde çalışma yürüten bir hareket olarak gören, oldukça
önyargılı, dar ve Kürt kadınlarının cins mücadelesindeki sıçrayışını görmeyen
bakış açısı, aslında Kürt ve Türk kadınlarının güçlü bir birliktelik
oluşturması önünde engeldir. Kimi ortak etkinlik ve çalışmalara rağmen
milliyetçi, ulus-devlet zihniyetinin güçlü bir sorgulaması Türk kadınlarını
Kürt kadınlarının daha güçlü bir ittifakı haline de getirebilir kuşkusuz. Bugün
eğer bu ülkede güçlü bir barış inşası için daha güçlü bir demokratik kadın
cephesi yaratamıyorsak, bunda salt kadına dönük şiddet söz konusu olduğunda
kısmi zeminlerde ortak paydalarda buluşmamız, fakat Kürt sorununun çözümü söz
konusu olduğunda ise arka planını açtığımız bu zihniyetin henüz aşılamamış
olmasındandır. Kuşkusuz bu zihniyetin kırılması için Kürt kadın hareketinin
kapsayıcı-ortak zeminleri güçlendirici girişimlerini çoğaltması kadar, Türk
kadın örgütlerinin de anti-Kürt atmosferinden sıyrılması bunun ırkçı-şoven
devlet politikalarıyla olan bağını daha güçlü çözümlemesi önemli bir sinerji
yaratacaktır.

Sara AKTAŞ* Midyat M Tipi Cezaevi-Günlük

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.org – www.lekolin.net – www.lekolin.info

Paylaş210Paylaş131
Önceki yazı

‘ŞENGAL KATLİAMI’NDAN DAİŞ KADAR KDP DE SORUMLU!’

Sonraki Haber

Ölçü Muğlaklığı ve Faşizmin Yanılsama Girişimleri

Son HABERLER

Haberler

Önder Apo’dan Kadın Hareketine Mektup

Yayınlayan Lêkolîn
7 March 2026
0
1.5k

PAJK Koordinasyonu, 8 Mart Dünya...

Daha fazla okuDetails

Kürt Kadının Saçı, Rojava Başarısının Anahtarıdır!

25 January 2026
1.7k

YJA Star: Tek Kurtuluş Yolu Direniştir!

22 January 2026
1.5k

Kastik Zihniyet Bir Kez Daha Şêxmeqsûd ve Eşrefiye’de Kendini Gösterdi

13 January 2026
1.6k

Öne Çıkan Yazılar

  • MİT ve Parastin’ın Yeni Ajan Ağını Deşifre Ediyoruz!- ÖZEL HABER

    844 Paylaşım
    Paylaş 338 Paylaş 211
  • MİT’in İran İle İş birliği Ve Aşiretler Üzerindeki Planları- HABER ANALİZ

    565 Paylaşım
    Paylaş 226 Paylaş 141
  • Emperyalist Komploya İlişkin Bazı Notlar

    12814 Paylaşım
    Paylaş 5126 Paylaş 3204
  • TC Savaş Suçu İşlemeye Devam Ediyor!- ÖZEL DOSYA

    12752 Paylaşım
    Paylaş 5101 Paylaş 3188
  • İşgalci TC Okulları DAİŞ Eğitim Merkezine Dönüştürdü-ÖZEL HABER

    12614 Paylaşım
    Paylaş 5046 Paylaş 3154

KCK: Rojava Halkımız Kazanımlarını Rêber Apo Çizgisinde Koruyup Geliştirmesini Bilecektir!

19 Temmuz Devrimi: Bir Halkın Hafızası, Kazanımları ve Geleceğe Dair Dersler

Demirtaş: Önder Apo’nun İçinde Olmadığı Her Türlü Gelişmeyi Kuşkuyla Karşılarız

Kalkan: Barışın Kilit Noktası İmralı, Siyasetin Önü Açılmalı

MİT’in İran İle İş birliği Ve Aşiretler Üzerindeki Planları- HABER ANALİZ

Hazreti İbrahim’in Mirası, Kürtler, Yahudiler ve Ortadoğu’da Demokratik Barış Arayışı

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi | Lekolin

© 2025 Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

KÜRDİSTAN ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Yorum İlkesi

Takip Et

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç