KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Polİtİk Analİz
  • Araştırmalar
  • Makaleler
  • Tüm Bölümler
    • Dizi Yazı
    • Kadın
    • Özgürlük Perspektifleri
    • Editörden
    • MİT Gerçekleri
    • Röportajlar
    • Dış Basından
    • Serbest Yazılar
KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster

Ya Entegrasyon Ya Operasyon!

Demokratik entegrasyonu hedefleyen 10 Mart anlaşması, zamanla karmaşık bir yapıya bürünerek adeta Pandora'nın kutusu haline geldi.

29 December 2025
Kategori: Politik Analiz
274 11
1.6k
GÖRÜNTÜLEME
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın

Türk devlet aklının vazgeçilmezi olan hamaset ve ahkam her zaman olduğu gibi yine sahnede. 10 Mart anlaşmasıyla birlikte Suriye sahasında aslında yeni bir döneme girilmiş bulunuyor. Demokratik entegrasyonu hedefleyen bu anlaşma, zamanla karmaşık bir yapıya bürünerek adeta Pandora’nın kutusu haline geldi. Süreç boyunca tarafların birkaç kez bir araya gelme girişimleri olsa da bu buluşmalar, HTŞ’nin gücünü artırma hamleleriyle sonuçlandı. Tartışmalar Şam kulislerinde sınırlı kaldı, Türk devletinin onayından geçmedi ve sonunda baskılar ile bu noktaya gelindi. Komşularına en büyük kötülüğü yapmış Türkiye, Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) gibi paramiliter ve istikrarsızlık yaratan gruplarla Suriye üzerinde nüfuz kurmaya çalıştı. Bu durum, Türkiye’yi adeta çetelerin geçiş noktası haline getirdi. Ancak hem sahadaki güçler hem de uluslararası aktörler Türkiye’ye meydanı boş bırakmadı. İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi ittifakı, Türkiye’yi şimdiki sürecin içine çeken temel etkenlerden biri oldu. Türkiye, bu ittifakı çok önceden fark etmiş ve Kürt sorununu çözmemesi halinde kaçınılmaz son ile karşı karşıya kalacağını öngördü. Diğer yandan, Hakan Fidan’ın Şam’da sözünün kesilmesi, “Gazze denkleminden çıkarıldınız” mesajı idi. Uluslararası siyasi ve politik gelişmeler ise Türkiye’nin aleyhine şekillenmeye devam ediyor. Böylesi bir tablo ile karşı karşıya olan Türkiye, tek kurtuluş yolu olan Kürt sorununu çözmek yerine hala Kürtlere “ya entegrasyon ya operasyon” tehditi ile Kürt özgürlük mücadelesini kendi aklına göre dizayn etmek istiyor.

Bu durumun birinci nedeni Türk devlet aklından kaynaklanıyor. İkinci neden olarak Amerika’nın dış politikadaki tutarsızlığı öne çıkıyor. Türk devleti, tek hamleyle birden fazla hedefi vurmaya çalışırken “Ya entegrasyon Ya operasyon” baskısıyla sınırlarını aşan işlere girişiyor ve bu çabaların içine Colani’yi de sürüklüyor. Türkiye’de algı yönetimi, insanları yalanlara inandırmaktan çok gerçeklerin peşine düşmekten vazgeçirmekte ustalaşmış gibi görünüyor. Son bir yıl değerlendirildiğinde akla şu soru geliyor: Kuzeyde Önderlikle yürütülen süreç, Rojava odaklı mı ilerliyor? Bir yandan barış görüşmelerinin odağında Rojava gündemi yer almaya başladığı görülüyor.

Komisyonun yöntemlerini incelediğimizde, AKP içerisindeki önerilerin toplamını neredeyse bir opera gibi seslendiren Devlet Bahçeli’nin “SDG kendini feshetmeli ve bireysel olarak Suriye ordusuna katılmalı” söylemlerindeki derin bir niyet dikkat çekiyor. Ancak şu ana kadar kimse bu sürecin anayasal çerçevede nasıl işlemeye başladığını sorgulamadı ya da görmezden geliyor. Bu belirsiz senaryo ne kadar daha devam eder ve kaç perde oynar bilinmez, fakat bu tavır kimseye fayda sağlamıyor. Olaylar ve olgular bir araya getirildiğinde ortaya şu sorular çıkıyor: Türk devleti barış sürecini sahada daha düşük yoğunluklu bir savaş yürütmek için mi başlattı, yoksa ABD ve İsrail’i Kürt politikasına razı etmek için mi? Esad rejimi sonrasında İran ve Rusya’nın nüfuz boşluğu dikkate alındığında, Türk devleti bu boşluğu doldurmaya kararlı görünüyor.

Ancak bu süreçte bazı hesaplar yaparak kurnazlıklar da planladığı dikkat çekiyor. Alevilere yönelik soykırım süreçlerinde ÖSO’nun devreye sokulmasından, Azerbaycan’da Colani’ye verilen destekle Dürzilere karşı planlanan saldırılardan söz ediliyor. Yine organize edilen sözde Bedu aşiretlerinin varlığı ve arka planda SADAT’ın rolü anılıyor. İsrail’in müdahalesiyle bu girişimler geçici olarak durduruldu ancak gelecekte neler olacağını kestirmek imkânsız. ABD ve HTŞ’nin DAIŞ’e karşı başlattığı Palmira operasyonlarının başarısızlıkla sonuçlandığı günümüzde ise Rojava’nın güvenlik açısından sağladığı örnek teşkil eden çabalara dünya bir kez daha şahitlik ediyor.

Amerika’nın Ortadoğu siyaseti, kısa süre içerisinde öngörülemez bir hal aldı; her an yeni bir hamle ile belirsizlik ortamı yaratmaya devam ediyor. Bu durum Suriye genelinde istikrarsızlığa yol açarken toplumun refahını da zedeliyor. Türk devlet aklı, bu belirsizlikten nemalanarak entegrasyon fikrini bulanıklaştırıp retoriklerle kaygılarını dile getiriyor ve dolaylı olarak SDG’nin teslimiyetini talep ettiği izlenimi yaratıyor. Oysa silahların gölgesinde gerçek bir barış yaşanamaz; böyle bir ortamda yapılabilecek tek şey operasyonlardan ibaret olur.

Sahaya bakıldığında entegrasyona dair somut bir gösterge görünmüyor; tam tersine meydana gelen olaylar ve Şêx Meqsud ile Eşrefiye bölgelerinde yaşananlar bize bunun bir operasyon olduğunu söylüyor. Görünen o ki, bazı kesimler kişisel çıkarlar uğruna birçok masayı dağıtarak kaos ortamını körüklüyor. Ancak Kürtlerle barış bu şekilde mümkün değil. Kürtler artık Ortadoğu’da güçlü bir özne konumuna gelmiş durumda – bunu kabul etmek gerekiyor. Uzatılan barış elini tutmak, karşılıklı güveni tesis etmekten geçiyor. Tüm olumsuzluklara rağmen, önderlik demokratik bir toplumun inşası adına amansız mücadelesini sürdürmektedir. Bu süreçte, barışı ancak savaşanlar sağlayabilir diyor ve altını çiziyor. Bu durum suistimal edilip kötüye kullanılıyor. Demokratik Suriye Güçleri kiminle ve nasıl bir entegrasyon sağlayacaktır? Ortada ne sağlam bir siyasi yapı ne de düzenli bir ordu bulunmaktadır. Suriye, her gün insanların öldürüldüğü, kaçırıldığı ve fidye taleplerinin olağanlaştığı bir alana dönüşmüştür. Üstelik bölgedeki bazı güç odaklarının radikal unsurlarla bağlantıları da tehlikeli bir tablo çizmektedir.

Ortadoğu’da siyaset yapmak, Türk televizyon ekranlarında atıp tutmakla, gelişi güzel yorumlarla olmuyor. Kürtler, Ortadoğu’da önemli bir aktör konumunda olup, Rojava’da kayda değer bir organizasyon örneği sergilemektedir. Ancak barış ve entegrasyon, yalnızca biçimsel değişikliklerle ya da yüzeysel jestlerle mümkün değildir. Bu tür dönüşümler ancak zihniyet değişimiyle, yanlışlarla cesurca yüzleşerek ve toplumlar arasında samimi bir helalleşme süreciyle gerçekleştirilebilir. Aksi takdirde ortaya çıkan söylemler yalnızca boş laflardan ibaret kalır.

Devrim GEWDA

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

Paylaş222Paylaş139
Önceki yazı

Bakurê Kürdistan’da Komün Sisteminin Yaşamsallaştırılması- ÖZEL DOSYA

Sonraki Haber

Türkiye’nin Suriye’deki Askeri Faaliyetleri Devam Ediyor-ÖZEL HABER

Son HABERLER

Politik Analiz

19 Temmuz Devrimi: Bir Halkın Hafızası, Kazanımları ve Geleceğe Dair Dersler

Yayınlayan Lêkolîn
19 July 2026
0
1.4k

Kürt halkı, özellikle son yüzyılda...

Daha fazla okuDetails

Hazreti İbrahim’in Mirası, Kürtler, Yahudiler ve Ortadoğu’da Demokratik Barış Arayışı

15 July 2026
1.5k

Temmuz Sıcağında Özgürlük

14 July 2026
1.5k

İbrahimi Anlaşma, NATO ve Entegrasyon: Ortadoğu’da Yeni Dönemin Kırılma Hatları-EDİTÖRDEN

2 July 2026
1.6k

Öne Çıkan Yazılar

  • MİT ve Parastin’ın Yeni Ajan Ağını Deşifre Ediyoruz!- ÖZEL HABER

    842 Paylaşım
    Paylaş 337 Paylaş 211
  • MİT’in İran İle İş birliği Ve Aşiretler Üzerindeki Planları- HABER ANALİZ

    562 Paylaşım
    Paylaş 225 Paylaş 141
  • Demirtaş: Önder Apo’nun İçinde Olmadığı Her Türlü Gelişmeyi Kuşkuyla Karşılarız

    507 Paylaşım
    Paylaş 203 Paylaş 127
  • Hazreti İbrahim’in Mirası, Kürtler, Yahudiler ve Ortadoğu’da Demokratik Barış Arayışı

    540 Paylaşım
    Paylaş 216 Paylaş 135
  • Emperyalist Komploya İlişkin Bazı Notlar

    12779 Paylaşım
    Paylaş 5112 Paylaş 3195

KCK: Rojava Halkımız Kazanımlarını Rêber Apo Çizgisinde Koruyup Geliştirmesini Bilecektir!

19 Temmuz Devrimi: Bir Halkın Hafızası, Kazanımları ve Geleceğe Dair Dersler

Demirtaş: Önder Apo’nun İçinde Olmadığı Her Türlü Gelişmeyi Kuşkuyla Karşılarız

Kalkan: Barışın Kilit Noktası İmralı, Siyasetin Önü Açılmalı

MİT’in İran İle İş birliği Ve Aşiretler Üzerindeki Planları- HABER ANALİZ

Hazreti İbrahim’in Mirası, Kürtler, Yahudiler ve Ortadoğu’da Demokratik Barış Arayışı

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi | Lekolin

© 2025 Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

KÜRDİSTAN ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Yorum İlkesi

Takip Et

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç