KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Polİtİk Analİz
  • Araştırmalar
  • Makaleler
  • Tüm Bölümler
    • Dizi Yazı
    • Kadın
    • Özgürlük Perspektifleri
    • Editörden
    • MİT Gerçekleri
    • Röportajlar
    • Dış Basından
    • Serbest Yazılar
KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster

Dilimizi Her Yerde Kullanmalıyız

“Bir ulusu ortak paydada toplayan ve ulusa ulus kimliğini veren dilidir, kültürüdür. Bir toplumun kimliğini kaybettirme politikası güden ülkeler veya uygarlıklar o ulusun önce dilini sonra dinini ve en sonunda da kaçınılmaz olan ve bunu doğuran kültürü değiştirirler.”

15 May 2024
Kategori: Politik Analiz
278 18
1.6k
GÖRÜNTÜLEME
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın

TC devletinin yıllardır temel hedeflerinin en tepesinde hiç şüphe yoktur ki Kürt dilini yok etmek gelmekteydi. Ve inanın halen de bu hedef gizli olarak sürdürülüyor. Kürt dilini ortada kaldırmadan Kürt kimliğini yok etmek mümkün olamaz. Bunun içinde dünyada kimsenin aklının alamayacağı yasaklarla bu hedefe ulaşmak için gerçekten her hinliğe başvurdular. Kürt dilini yasaklayarak kendi kültürlerinin bir hammaddesi olarak kullanmak istediler. Buna kimileri kültürel yayılma alanı diyor. Yani kültürel ekspansiyon.

Çokça dile getirildiği gibi: “Dil toplumsal bir varlıktır. Dilsiz bir insan topluluğu düşünülemez.” Siz bir halkın, toplumun dilini yasakladığınızda, erittiğinizde, yok ettiğiniz de kaçınılmaz olarak o toplumu yok olmakla karşı karşıya bırakmış olursunuz. İşte TC devleti bunun için ısrarla hep dilimize hakaretlerde bulundu. Hem yasakladı, hem kovuşturma gerekçesi yaptı sonra da düzgün kullanılmadığı için alay ettiler. TV’lerde tatmin aracı olarak gözden düşürülmeye çalışıldı. Halen de devletin derin kanallarında bu kirli politika uygulanmaya çalışılıyor.

Özgürlük mücadelesiyle halkımız görkemli yeniden bir dirilişi yaşadı. Ve yıllardır bu dirilişini kurtuluşla taçlandırmak için didiniyor. Çabalıyor. Tam da böylesine bir gelişmeyi yaşarken sömürgeci güçler yeniden dilimize saldırıyorlar.

Şunu hemen belirtelim: TC devletinin anayasaları ne derse desin, bu anayasalar ve yasalar sadece ve sadece onları bağlar. Yani sömürgeci zihniyeti savunanları bağlar. Bizim meşru olan haklarımızı hiçbir kâğıt parçası sınırlayamaz. İnsan olarak dünyaya gelmişsek ve her insanın dünyaya hür doğduğu iddia ediliyorsa o zaman bu hür olma hakkımızdan dolayı biz kendi dilimizi, doğanın bize bahşettiği gibi kullanmaktan özgürüz. Yaşamın her sahasında bize ait olan, meşru olan, haklı olan ve bir o kadar güzel ve zengin olan dilimizi kullanırız.

Öyle kiminin Lozan antlaşmasına dayandırarak konuşma hakkımızın olduğunu, kimisinin Türkiye yasalarına dayandırmaya çalışması bizi alakadar etmez. Bizim en büyük dayanağımız insan oluştan kaynaklı kullanacağımız dil hakkımızdır. Toplum olma haklarımızdan yola çıkarak dilimizi sosyal alanın her sahasında kullanmalıyız.

Devletler, hele hele TC devleti buna izin vermesin, yasaklasın, cezalar da versin. Biz öncelikli olarak kendi evimizde bu dilimizi kullanacağız, sonra sokağımızda, mahallemizde ve şehrimizde. Ve tabii ki dediğimiz gibi yaşamın her sahasında dilimizi kullanacağız. Kürdistan’da işgal etmeye gelenler yaşamak için dilimizi öğreneceklerdir. Bunun için herkesin ama herkesin kendi dilini kullanması gerekir. Hastanede, karakolda, mahkemelerde, eğlence yerlerinde, belediyelerde, resmi gayri resmi tüm ortamlarda kendi dilimizi işleyeceğiz. Ve tabii bu güzel dilimizi kullandığımızda temiz kullanmaya özen göstereceğiz. Yaygın kullanılan kelimeler dışında dilimizi kirleten öğelerden temizlemeliyiz. Cümlelerimizi kurarken Türkçe katmayacağız. Öyle sanıldığı gibi bunu düzeltmek o kadar zor değildir. Özcesi dilimize bulaşmış ve dilimizi kirleten sözcüklerden arandıracağız. Öyle ki bizi dinleyen bir kişi eğer Kürtçe bilmiyorsa sadece birkaç Latince ve İngilizce kelime dışında bizi anlamamalıdır. Dilimizin sadeliği ve temizliğiyle yaşamı renklendirmemiz gerekir.

Ve tabii ki dilimizi başkalarına da öğretmemiz gerekir. Varsa başka halklardan komşularımız birkaç güzel kelime de onlara öğretmeliyiz. Hep alıcı olan biz olmak zorunda değiliz. Türkiye de gelip Kürdistan’da yaşayan Türkiyelilerinde lütfen birkaç kelime öğrenmesine katkıda bulunalım. Gidin Avrupa’ya orada yaşayan yabancılar mutlaka gittikleri ve kaldıkları ülkenin dilini biraz bilirler.

Evet, Türkiye’de Kürdistan’a gelmiş polisler, askerleri de dilimizi konuşmaya zorunlu hale getirelim. O zaman bakalım mecliste birkaç saf temiz cümle kullanıldı diye Kürtlerin milletvekillerine saldırılacak mı? Üzerilerine gidebilecekler mi?

Evet, kendi dilimizi hem de her yerde her sahada daha fazla kullanalım.

“17 Aralık 2010 tarihli yazısıdır”

Kasım ENGİN

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

 

Paylaş230Paylaş144
Önceki yazı

Efrin’deki Barzani Vakfı TC İşgalini Meşrulaştırıyor- ÖZEL HABER

Sonraki Haber

Kürtler KDP’ye “Dur!” Demelidir

Son HABERLER

Politik Analiz

19 Temmuz Devrimi: Bir Halkın Hafızası, Kazanımları ve Geleceğe Dair Dersler

Yayınlayan Lêkolîn
19 July 2026
0
1.4k

Kürt halkı, özellikle son yüzyılda...

Daha fazla okuDetails

Hazreti İbrahim’in Mirası, Kürtler, Yahudiler ve Ortadoğu’da Demokratik Barış Arayışı

15 July 2026
1.6k

Temmuz Sıcağında Özgürlük

14 July 2026
1.5k

İbrahimi Anlaşma, NATO ve Entegrasyon: Ortadoğu’da Yeni Dönemin Kırılma Hatları-EDİTÖRDEN

2 July 2026
1.6k

Öne Çıkan Yazılar

  • MİT ve Parastin’ın Yeni Ajan Ağını Deşifre Ediyoruz!- ÖZEL HABER

    847 Paylaşım
    Paylaş 339 Paylaş 212
  • ‘Önderliğinden Savaşçısına Kadar Demokratik Siyasete Katılımı Sağlayacak Bir Yasa Çıkarılmalı’

    509 Paylaşım
    Paylaş 204 Paylaş 127
  • MİT’in İran İle İş birliği Ve Aşiretler Üzerindeki Planları- HABER ANALİZ

    572 Paylaşım
    Paylaş 229 Paylaş 143
  • Bir Devrimin Sessiz Gücü

    504 Paylaşım
    Paylaş 202 Paylaş 126
  • Emperyalist Komploya İlişkin Bazı Notlar

    12888 Paylaşım
    Paylaş 5155 Paylaş 3222

Önder Apo: Hukuki Ve Yasal Sürecin Başlaması İçin Herkes Elinden Geleni Yapmalıdır

Suriye Sahilinde MİT Faaliyetleri: Radar, İletişim ve Askeri Altyapı – ÖZEL DOSYA

Bir Devrimin Sessiz Gücü

‘Önderliğinden Savaşçısına Kadar Demokratik Siyasete Katılımı Sağlayacak Bir Yasa Çıkarılmalı’

KCK: Rojava Halkımız Kazanımlarını Rêber Apo Çizgisinde Koruyup Geliştirmesini Bilecektir!

19 Temmuz Devrimi: Bir Halkın Hafızası, Kazanımları ve Geleceğe Dair Dersler

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi | Lekolin

© 2025 Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

KÜRDİSTAN ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Yorum İlkesi

Takip Et

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç